Multipl Miyelom ve tedavi yöntemleri üzerine bilgi veren Doç. Dr. Müfide Okay Özgeyik, “Multipl Miyelom hastalığında erken tanı, hastalığın kontrol altına alınmasında ve tedavi başarısının artırılmasında büyük önem taşımaktadır” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Hematoloji ve Kemik İliği Nakli Ünitesi’nden Doç. Dr. Müfide Okay Özgeyik, multipl miyelomun kemik iliğinde bulunan plazma hücrelerinden kaynaklanan bir kanser türü olduğunu vurgulayarak, hastalığın belirtileri, tanı süreçleri ve güncel tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler sundu.
Geçmeyen ağrıların ve tekrarlayan enfeksiyonların dikkate alınması gerektiğini ifade eden Özgeyik, “Hastalığın en yaygın belirtileri arasında kemik ağrıları, özellikle sırt ve bel ağrısı, halsizlik, yorgunluk, kansızlık, sık enfeksiyon geçirme, böbrek fonksiyonlarında bozulma ve bazen kemik kırıkları yer almaktadır. Ancak, bu belirtiler birçok farklı hastalıkta da gözlemlenebileceğinden kesin tanı için uzman değerlendirmesi şarttır. Multipl miyelom tanısı; kan ve idrar testleri, kemik iliği incelemesi ve görüntüleme yöntemleriyle konulmaktadır. Erken tanı, hastalığın kontrol altına alınmasında ve tedavi başarısının artırılmasında büyük bir rol oynamaktadır” dedi.
Otolog nakil ile bağışçı aramaya gerek kalmadığını belirten Özgeyik, “Günümüzde multipl miyelom tedavisinde birçok etkili ilaç seçeneği mevcuttur. Akıllı ilaçlar, hedefe yönelik tedaviler, bağışıklık sistemini güçlendiren ajanlar ve yeni nesil antikor tedavileri sayesinde hastalığın kontrolü geçmiş yıllara kıyasla çok daha başarılı bir şekilde sağlanabilmektedir. Özellikle uygun yaştaki ve genel sağlık durumu elverişli olan hastalarda uygulanan otolog kök hücre nakli, multipl miyelom tedavisinin temel taşlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Bu yöntemle hastanın kendi kök hücreleri özel işlemlerle toplanmakta, ardından yüksek doz tedavi ile kemik iliğindeki miyelom hücrelerinin mümkün olan en yüksek oranda ortadan kaldırılması hedeflenmektedir. Daha sonra toplanan sağlıklı kök hücreler hastaya geri verilerek kemik iliğinin yeniden çalışması sağlanmaktadır” şeklinde konuştu.
Kök hücre naklinin hastalara sunduğu avantajlara dikkat çeken Özgeyik, “Kök hücre nakli, birçok hastada daha derin ve uzun süreli hastalık kontrolü sağlayabilmekte ve tedaviye verilen yanıtın kalitesini artırabilmektedir. Günümüzde deneyimli merkezlerde gerçekleştirilen otolog kök hücre nakli, güvenli ve etkin bir tedavi seçeneği olarak kabul edilmektedir. Son yıllarda geliştirilen yeni tedaviler sayesinde kök hücre nakli sonrasında da hastalığın kontrol altında tutulması mümkün hale gelmekte, böylece hastalar daha uzun ve kaliteli bir yaşam sürdürebilmektedir. Ayrıca, bazı hastalarda uygulanan hücresel tedaviler ve bağışıklık sistemini hedefleyen yenilikçi yaklaşımlar, geleceğe yönelik umutları artırmaktadır” ifadelerini kullandı.
