ALS Günü’nde Erken Tanı ve Farkındalık Vurgusu

ALS Günü’nde Erken Tanı ve Farkındalık Vurgusu
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dünya ALS Günü vesilesiyle uzmanlar, sinir sistemini etkileyen ve ilerleyici kas güçsüzlüğüne yol açan ALS hastalığı hakkında önemli bilgiler paylaştı. Erken tanının yanı sıra hasta yakınlarının desteğinin de kritik bir öneme sahip olduğu vurgulandı.

21 Haziran Dünya ALS (Amiyotrofik Lateral Skleroz) Günü dolayısıyla uzmanlar, hastalık hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla açıklamalarda bulundu. Beyin ve omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen ALS’nin zamanla kaslarda güç kaybına neden olduğunu belirten uzmanlar, hastalığın ilerleyici bir seyir izlediğini ifade etti. Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Uzm. Cumali Çetiner, ALS hastalığının, beynin kaslara hareket komutlarını taşıyan sinir hücrelerinin kaybıyla ortaya çıkan ilerleyici bir nörolojik hastalık olduğunu belirtti. Çetiner, “Hastalarda kol ve bacaklarda güçsüzlük, kas erimesi, kaslarda seyirme, konuşma ve yutma güçlüğü gibi belirtilerle ilerlemekte, sonraki dönemlerde ise solunum problemleri gelişebilmektedir. Dünyada milyonlarca insan ALS ile yaşam mücadelesi vermekte. Hastalık hareket kabiliyetini kademeli olarak kısıtlasa da birçok hastada düşünme, hissetme ve sevdikleriyle bağ kurma yeteneği uzun süre korunmaktadır. Bu nedenle ALS yalnızca hastayı değil, ailesini ve tüm toplumu ilgilendiren bir sağlık sorunu. Günümüzde ALS’nin kesin bir tedavisi bulunmamakla birlikte, erken tanı, düzenli takip, multidisipliner bakım ve bilimsel araştırmalar sayesinde hastaların yaşam kalitesini artırmak mümkündür. ALS konusunda farkındalık oluşturmak, hastaların yalnız olmadıklarını hissettirmek ve bilimsel çalışmalara destek vermek hepimizin sorumluluğudur. Unutmayalım ki; farkındalık, anlayış ve dayanışma ALS ile mücadelenin en güçlü araçlarıdır” şeklinde konuştu.

60 yaş üzerindeki bireylerde riskin arttığına dikkat çeken Çetiner, erkeklerde biraz daha sık görüldüğünü belirtti. Çetiner, şunları ifade etti:

’’Ancak ‘Bu popülasyonda daha fazladır’ dediğimiz belirli bir hasta grubu yok. 60 yaş üzerindeki hastalarda, özellikle kas erimesi ve güçsüzlük ile başlayan şikayetlerde mutlaka nörolojik muayene yapılmalı ve hastaya uygun bir yol haritası çizilmelidir. ALS hastalığı, daha çok kas güçsüzlüğü, kas erimesi ve seyirme gibi bulgularla kendini göstermektedir. İlerleyen dönemlerde hastalarda solunum problemleri, konuşma güçlükleri ve yutma güçlükleri görülebilir. Bu nedenle bu hastalara daha dikkatli yaklaşmak gerekmektedir. Tıp etiği açısından, bazı tedaviler hastaya bırakılmakta ve hastanın kişisel tedavisi önem arz etmektedir. Yasal olarak kendi kararını verme yetisine sahip olan hastaları, solunum, yeme ve içme gibi sorunlar için multidisipliner bir yaklaşımla ikna etmeye çalışıyoruz.”

Hastalara ve ailelere önerilerde bulunan Çetiner, sözlerini şöyle sonlandırdı:

’’En önemli önerim, hastalarımızın her şeyin farkında olduğu ve her şeyi bildiğidir. Evet, kas kaybı mevcut fakat hastanın beyin fonksiyonları uzun süre korunmaktadır. Hastalar her şeyi hissediyorlar. Bu nedenle onlarla empati kurarak yanlarında olduğumuzu göstermeliyiz. Hastalarda moral ve motivasyonun yüksek tutulması gerektiğini düşünüyorum. Ben tedavinin geleceğine dair umutluyum. Bunun için hastaların yakın takip edilmesi ve kontrollerle yeniden değerlendirilmesi önemlidir.”

ALS Günü’nde Erken Tanı ve Farkındalık Vurgusu
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!