Halk arasında Akdeniz anemisi olarak bilinen talasemi, bebeklik döneminde kansızlık, solukluk ve halsizlik gibi belirtilerle kendini gösteren ciddi bir sağlık sorunudur. 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Çocuk Hematoloji Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Didem Atay, hastalığın seyrine ve korunma yöntemlerine dair kritik bilgiler sundu.
Genetik geçişli olan ve yaşam boyu tedavi gerektiren talasemi, erken yaşlarda ortaya çıkarak aileleri zorlu bir mücadeleye sürüklemektedir. Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden Prof. Dr. Atay, bu hastalığın en etkili yönetim şeklinin tedavi yerine genetik taramalarla hastalığın önlenmesi olduğunu belirtti.
Talasemi, süt çocukluğu döneminden itibaren belirtiler gösterebilir. Prof. Dr. Atay, “Bu hastalık, kansızlık, solukluk ve halsizlik gibi bulgularla kendini gösterebilir. Bazı hastalar daha 6 aylıkken düzenli kan nakli almak zorunda kalabiliyor. Bu durum hem çocuklar hem de aileleri için uzun ve zorlu bir süreç oluşturuyor. Talasemi, yaşam boyu takip gerektiren bir hastalık olup, multidisipliner bir yaklaşımın önemi büyüktür” ifadelerini kullandı.
Düzenli tedavi ve takip, talasemi yönetiminde kritik bir rol oynamaktadır. Prof. Atay, “Talasemi tedavisinde düzenli kan transfüzyonları ve demir şelasyon tedavisi temel unsurlardır. Ayrıca hastaların büyüme ve gelişimlerinin, hormon düzeylerinin ve kalp sağlığının düzenli olarak izlenmesi gerekmektedir. Demir birikiminin organlara zarar verip vermediği dikkatle takip edilmelidir. Günümüzde uygun hastalarda kök hücre nakli ile kalıcı tedavi sağlanabilmektedir. Bu süreçte deneyimli ekiplerin yer alması tedavi açısından son derece önemlidir” dedi.
Talasemide en önemli adım, hastalığın önlenmesi olarak öne çıkmaktadır. Prof. Dr. Atay, “Talasemi tarama programları aracılığıyla taşıyıcı bireylerin tespit edilmesi büyük bir önem taşımaktadır. Taşıyıcı çiftler, genetik danışmanlık alarak sağlıklı çocuk sahibi olma imkanına sahiptir. Bu nedenle korunma, en etkili yöntemdir” şeklinde konuştu. Ayrıca, hastalık geliştiğinde doğru tedavi ve güçlü bir ekip çalışması ile başarılı sonuçların elde edilebildiği vurgusu yaptı.
