Yaşam Tarzı Kısırlık Riskini Artırıyor!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Prof. Dr. Remzi Atılgan, yaşam tarzının doğurganlık üzerindeki ciddi etkilerini vurgulayarak, “Düzensiz beslenme, aşırı spor, fazla kilo, yoğun stres, sigara ve alkol kullanımı ile aşırı kafein tüketimi ve madde kullanımı, çocuk sahibi olmayı zorlaştırıyor. Özellikle aşırı kilo, yumurtlama sorunlarını artırmakta ve kısırlık riskini yükseltmektedir” ifadelerini kullandı.

Fırat Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atılgan, kısırlık (infertilite) ve tüp bebek tedavisi konularında vatandaşları bilgilendirdi.

Prof. Dr. Atılgan, “Kısırlık, düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen bir yıl veya daha uzun süre gebelik oluşmaması durumudur. 35 yaş üzerindeki kadınlar için bu süre 6 ay olarak kabul edilmektedir. 40 yaş üzerindeki kadınların ise vakit kaybetmeden doktora başvurması önemlidir. Kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin yaklaşık yüzde 85’inde belirlenebilir bir neden mevcuttur. En sık karşılaşılan nedenler arasında yumurtlama problemleri, erkek kaynaklı sorunlar ve rahim ile yumurtalık tüplerine bağlı hastalıklar yer almaktadır. Çiftlerin yaklaşık yüzde 15’inde ise yapılan tüm tetkiklere rağmen net bir neden tespit edilememekte ve bu durum ‘nedeni bilinmeyen kısırlık’ olarak adlandırılmaktadır. Kısırlık tanılarının yaklaşık yüzde 25’i yumurtlama problemlerinden kaynaklanmaktadır. Yumurtlama sorunu yaşayan kadınların büyük bir bölümünde, yumurtalıkların normal çalışmamasına yol açan polikistik over sendromu görülebilmektedir. Bu hastalarda ilk aşamada yumurtlamayı düzenleyici ilaçlar ve ilişki zamanlaması önerilmektedir. Nedeni bilinmeyen kısırlık, çikolata kisti ya da hafif derecede erkek kaynaklı kısırlık durumlarında ise öncelikle yumurtlamayı destekleyici tedaviyle birlikte aşılama yöntemi uygulanmaktadır. Bu yöntemlerle gebelik sağlanamazsa tüp bebek tedavisine geçilmektedir. 38 ile 40 yaş üzerindeki kadınlarda ise tüp bebek tedavisi ilk seçenek olarak değerlendirilebilmektedir” dedi.

Atılgan, “Erkeklerde sperm sayısının çok az olması, spermlerin yeterince hareketli olmaması ya da yapısal bozuklukların bulunması durumunda, ayrıca kadınlarda her iki tüpün de kapalı olması halinde doğrudan tüp bebek tedavisi tercih edilmelidir. Kısırlığın sadece kadınlara ait bir sorun olarak görülmesi yanlış bir algıdır. Nedenler kadın ve erkek arasında eşit oranda dağılmaktadır. Kısırlık vakalarının yüzde 40’ı kadın, yüzde 40’ı erkek kaynaklıdır. Kalan yüzde 20’sinde ise net bir neden tespit edilememektedir” diye ekledi.

Yaşam tarzının doğurganlık üzerindeki önemine dikkat çeken Atılgan, “Düzensiz beslenme, aşırı spor, fazla kilo, yoğun stres, sigara ve alkol kullanımı ile aşırı kafein tüketimi ve madde kullanımı çocuk sahibi olmayı zorlaştırmaktadır. Özellikle aşırı kilo, yumurtlama problemlerini artırmakta ve kısırlık riskini yükseltmektedir. Bazı enfeksiyonlar da doğurganlığı olumsuz etkileyebilir. Bu enfeksiyonlar kadınlarda rahim ve tüplerde iltihaplanmaya, erkeklerde ise üreme organlarında hasara yol açabilir. Yumurtlama bozukluklarına neden olabilen diğer hastalıklar arasında tiroit bezinin az ya da fazla çalışması, beyinle ilgili hormon bozuklukları, böbreküstü bezine ait hastalıklar ve nedeni tam olarak belirlenemeyen yumurtlama sorunları yer almaktadır. Aşırı zayıflık, yeme bozuklukları ve yoğun egzersiz de bu duruma yol açabilmektedir” şeklinde konuştu.

Yaşam Tarzı Kısırlık Riskini Artırıyor!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!