İstanbul Beykent Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Karpuz, 29 Eylül Dünya Kalp Günü vesilesiyle önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Karpuz, “Her yıl dünyada yaklaşık İstanbul nüfusu kadar insan kalp hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu durumu değiştirmek büyük ölçüde bizim elimizde” ifadelerini kullandı.
Kalp hastalıkları, günümüzdeki bilimsel ilerlemelere rağmen hem global ölçekte hem de Türkiye’de en yaygın ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaya devam etmektedir.
Prof. Dr. Karpuz, kalp hastalıklarının önlenmesinde en etkili yaklaşımın hastalık oluşmadan önce tedbir almak olduğunu belirtti. İlaç ve girişimsel tedavilerde kaydedilen gelişmelere rağmen, bireysel yaşam tarzı değişikliklerinin son derece önemli olduğunu vurguladı. “Tütün ve tütün ürünlerinden uzak durmak, sağlıklı bir kiloyu korumak, düzenli egzersiz yapmak ve uyku düzenine dikkat etmek kalbimizi korumanın en etkili yollarıdır” dedi.
Kalp sağlığını tehdit eden 8 önemli risk faktörü
Prof. Dr. Karpuz, kalp hastalıklarının önlenmesinde göz önünde bulundurulması gereken en kritik 8 risk faktörünü şöyle sıraladı:
“Sigara ve tütün ürünleri: Tütün ve tütün ürünlerini kullanmamak yeterli değil; bu ürünlerin bulunduğu ortamlarda bulunmak da kalp sağlığı için ciddi tehdit oluşturuyor.
Fazla kilo ve özellikle bel çevresi: Erkeklerde 94 cm, kadınlarda ise 80 cm’nin üzerindeki bel çevresi kalp krizi riskini artırmaktadır.
Sağlıksız beslenme: Beslenme düzeninin kişiye uygun, sürdürülebilir ve sağlıklı olması önemlidir. Diyetinizi yaşam tarzınızın doğal bir parçası haline getirin.
Hareketsizlik: Egzersizdeki en önemli nokta düzenlilikten geçmektedir. Egzersizin ne zaman ve ne kadar yapıldığı değil, istikrarlı bir şekilde yapılması kalbi korur.
Uyku düzensizliği: 6 saatten az ya da 8 saatten fazla uyku kalp sağlığını olumsuz etkileyebilir ve diyabet gibi riskleri artırır.
Yüksek kolesterol: Özellikle LDL olarak bilinen “kötü kolesterol” düzenli olarak takip edilmeli ve doktor kontrolünde yönetilmelidir; ilaç tedavisi ise bireyin özelliklerine göre değişiklik gösterebilir.
Şeker: Salgın düzeyine ulaşan diyabet için kan şekeri düzenli olarak ölçülmeli ve şekerli gıdalar ile hamur işlerinden uzak durulmalıdır.
Yüksek kan basıncı: Dünyada ölüme en çok neden olan risk faktörlerinden biri hipertansiyondur. Düzenli tansiyon takibi yapılmalı ve özellikle ülkemizde yaygın olan tuz tüketimi minimuma indirilmelidir.”
Prof. Dr. Hakan Karpuz, sözlerini şu şekilde sonlandırdı:
“Kalp sağlığını korumak için atacağımız her adım, yaşam kalitemizi artırdığı gibi yaşam süremizi de uzatacaktır. Unutmayalım ki, kalp krizlerini önlemek tedavi etmekten çok daha kolay ve değerlidir. Siz kalbinizi korursanız, kalbiniz de sizi korur.”
