COP31 hazırlıkları çerçevesinde gerçekleştirilen Dirençli Şehirler Programı’nda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Verilen sözlerin sahada karşılık bulduğu bir Uygulama COP’u için çok çalışıyoruz” açıklamasında bulundu.
Bakan Kurum, COP31 hazırlık etkinlikleri kapsamında düzenlenen Dirençli Şehirler Programı’nın açılış konuşmasını yaptı. Bu kapsamda, COP31 hazırlıkları, deprem bölgesinde yeniden inşa edilen şehirler ile Sıfır Atık uygulamalarında gelinen aşamaları ele aldı.
Kurum, programa katılanlarla doğru konuları masaya yatırmak üzere bir araya geldiklerini dile getirerek, “Bir tarafta şehirlerinin sokağını, suyunu ve altyapısını bilen belediye başkanlarımız var. Diğer tarafta ise dünyanın finansman, teknoloji ve bilgi birikimini taşıyan kuruluşlarımız mevcut. 93 yıllık uygulama tecrübesiyle İLBANK’ımız da aramızda. Bu iş birliği ve dostluk buluşmasını çok kıymetli buluyorum. Peki, elimizdeki bu büyük birlikteliği, bize sunulan bu işbirliği imkânını; insanımızın hayatını değiştirecek sonuçlara nasıl dönüştüreceğiz? Türkiye olarak, COP31 Başkanlığımıza ve tarihin omuzlarımıza yüklediği bu sorumluluğa işte tam da bu soruyla bakıyoruz. Afrika’nın finansmana erişim sorununu, Pasifik ada devletlerinin varoluşsal kaygılarını, Asya’nın hızla büyüyen şehirlerini, Avrupa’nın iklim uyum ihtiyacını yine aynı sorumluluk duygusuyla ele alıyoruz. Çünkü atmosferin pasaportu yok. Kuraklık sınır kapısında durmuyor. Sel ülke seçmiyor. Bu anlayışla Antalya’da verilen sözlerin sahada karşılık bulduğu bir Uygulama COP’u gerçekleştirmek için çok çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Bakan Kurum, “11 ilimizi siz belediyelerimizin de desteğiyle tarihi ve kültürel yerleri ile ayağa kaldırdık” dedi. COP31 Eylem Gündemlerinin temiz enerji dönüşümünden yeşil sanayileşmeye, Sıfır Atık’tan gıda güvenliğine, İklim Uygulama Köprüsü’nden dirençli şehirlere kadar birçok başlık etrafında şekillendiğini belirterek, hedeflerinin “her şart, her zorluk altında; çalışan çözümleri büyütmek” olduğunu vurguladı.
Kurum, “Dünyanın birlikte ne yapacağını da, bir insanlık borcu olarak ortaya koyacağız. İklim meselesine bakarken kendi yaşadıklarımızı hatırlıyoruz. Türkiye yangını gördü, seli yaşadı, kuraklıkla mücadele etti, aşırı sıcaklıklarla karşılaştı. Bütün bunlar bize önemli bir ders verdi: Afetleri önceden hesaplayan, riski azaltan, kaynağını doğru yöneten bir şehircilik anlayışı kurmak zorundayız. 6 Şubat 2023 belki de tarihimizin en uzun günüydü. 11 ilimizde, 14 milyon insanımız bu felaketten doğrudan etkilendi. 110 bin kilometrekarelik geniş bir alanda büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldık. Yüzbinlerce bina kullanılamaz hale geldi. Ancak biz o en uzun gecede bile umudumuzu kaybetmedik” şeklinde konuştu.
Kurum, İLBANK ile birlikte 11 bin kilometrelik altyapıyı yenilediklerini belirtti. “Okullar, camiler, çarşılar inşa ettik. Meseleye hep bütüncül baktık, ‘Meydanlar şehirlerin kimliğidir’ dedik, her şehrimize meydanlar yaptık. En önemli hedefimiz, vatandaşımızın bir an önce başını yuvasına sokmasıydı” dedi. Üretim hızlarını saatte 23, günde 550 konuta ulaştırdıklarını vurgulayan Bakan, 27 Aralık 2025 itibarıyla 11 ilde toplam 455 bin konut ve iş yerini tamamlayarak hak sahibi vatandaşlara teslim edeceklerini açıkladı.
Kurum, “Dirençli şehirler için yeni finansman mekanizmaları geliştirmek zorundayız. Dirençli altyapı ve bina standartlarını küresel ölçekte yaygınlaştırmalıyız. Yeşil bina sertifikasyon sistemlerini güçlendirmeliyiz. Deprem sonrası tasarladığımız sıfır enerjili bina konseptiyle enerji tüketimini yüzde 39, sera gazı emisyonunu yüzde 36 azalttık” ifadelerini kullandı.
Depozito İade Sistemi ile yepyeni bir evreye geçtiklerini belirten Bakan Kurum, “Bugüne kadar dönüştürdüğümüz ambalaj sayısı 100 milyonu geçti. Türkiye’nin belediyeleri sudan ulaşıma, atıktan enerjiye, afet yönetiminden sosyal hizmetlere kadar çok farklı alanlarda sınanmış, büyük bir uygulama kapasitesine sahiptir. Merkezi yönetimle güçlü bir yerel yönetim aynı hedefte buluştuğunda başarılmayacak hiçbir şey yok” dedi.
Bakan Kurum, uluslararası finans dünyasının temsilcilerine işbirliği çağrısında bulunarak, “Birlikte proje hazırlayıp risk alarak uygulama ve sonuçları ölçme anlayışıyla ulusal iklim hedeflerini yatırım yapılabilir projelere dönüştürmek istiyoruz” diye ekledi.
