İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, görev süresinin ikinci yılını doldurması vesilesiyle, İran’ın güncel durumu ve ABD-İsrail’in ortak saldırılarının ardından yaşanan gelişmeleri IRNA haber ajansına değerlendirdi. Pezeşkiyan, “Bu süreç boyunca düşmanlarımızın amacı bizi bölmek oldu. Bugünlere gelebildiysek, bunun sebebi asil İran halkıdır. Bu yalnızca sokaklarda eylem yapanlar değil; kalplerinde kırgınlık taşıyan, ancak İran için sokağa çıkmayan ve sorun çıkarmayan kesimlerin de desteğiyle mümkün oldu. Bu insanlar yalnızca sorun çıkarmamakla kalmadı, aynı zamanda dayanışma gösterip birlik içinde hareket ettiler” dedi.
Cumhurbaşkanlığı görevinde geçirdiği süreyi gözden geçiren Pezeşkiyan, Hamas eski Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’nin başkent Tahran’da yaşanan hava saldırısında hayatını kaybetmesini anımsattı. Ülkede yaşanan elektrik, doğal gaz ve su sıkıntılarına da değinen Pezeşkiyan, Batılı ülkelerin İran’a yönelik Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) yaptırımlarını yeniden devreye sokma kararını da gündeme getirdi. Ayrıca, geçen yıl İran ile İsrail arasında yaşanan 12 günlük savaşa ve Aralık 2025-Ocak 2026 döneminde yaşanan sokak olaylarına ilişkin düşüncelerini paylaştı. Pezeşkiyan, “Tüm bu zorluklara rağmen hükümet, yöneticiler ve halk, ülkeyi ayakta tutmayı başardı. Hükümet, toplumsal çöküş yaratmayı amaçlayan duyguların halk arasında yayılmasını engellemek için çaba gösterdi. Düşmanlarımız toplumumuzu yıkmayı hedeflese de bu gerçekleşmedi ve ülke güçlü bir şekilde yönetilmeye devam ediyor” şeklinde konuştu.
“Devrim sonrası tarihin en zor dönemlerinden biri”
Pezeşkiyan, açıklamalarında sürekli “halk” vurgusu yaparken, bu ifadelerinin hükümeti protesto edenler, ABD-İsrail saldırıları sonrası sokaklara çıkanlar ya da belirli bir kesimi kapsayıp kapsamadığına dair gelen sorulara yanıt verdi. “Halk kelimesi, inancı, görüşü, cinsiyeti ve etnik kökeni ne olursa olsun bu ülkede yaşayan herkesi kapsamaktadır. Hükümetin görevi, herkese adalet temelinde yaklaşmak ve eşit davranmaktır. Ancak bu konuda birçok sorunumuz olduğunu kabul ediyoruz ve bu süreci düzeltmek için bir fırsata ihtiyacımız var” dedi.
Pezeşkiyan, İran’ı parçalamaya yönelik tüm çabaların boşa çıktığını ve ülke halkının dirayeti sayesinde ayakta kaldıklarını belirtirken, 1979 yılındaki İslam Devrimi’ni hatırlatarak, “Bugüne kadar ayakta kalmamız, bizi bir arada tutan asil İran halkı sayesinde oldu. Şu anki durum, devrim sonrası tarihin en zor dönemlerinden biri. Mevcut yaptırımlar ağırlaştırıldı ve bankalarımız ile finansal süreçlerimiz de yaptırım kapsamına alındı. Bunun yanı sıra, bir savaş başlatıldı ve bizi kuşatma altına alma girişimlerinde bulunuldu” ifadelerini kullandı.
Halk ile birlikteliğin önemine vurgu yapan Pezeşkiyan, “Halkla birlik olduğumuz sürece, hiçbir güç bizi deviremez; yeter ki bunu kalpten kabul edelim ve inanalım. Bugün karşılaştığımız tüm baskılar, halkı memnuniyetsizlik ve sözde protestolara yönlendirmeyi amaçlıyor. Ancak bu insanlar asil ve kendilerini İran’ın geleceği için korudular, biz de onlara destek vermeye devam edeceğiz. Bu değerli insanlara, bedenimizde hayat olduğu sürece hizmet edeceğimize söz veriyoruz” dedi.
“Liyakat sahibi insanlara görev vermeliyiz”
Pezeşkiyan, İran’daki “uzlaşı” söylemi üzerinden toplumda oluşan iki farklı algıyı değerlendirdi. Bu algılardan birinin, hükümetin farklı siyasi akım ve grupların pay aldığı bir “ortaklık yapısı” olarak görülmesi, diğerinin ise uzlaşının toplumun sorunlarını çözmek amacıyla iş birliği yapma anlamına gelip gelmediği üzerine olduğunu belirtti. Pezeşkiyan, “Görevleri kendi yakınlarımıza değil, liyakat sahibi insanlara vermeliyiz. Üstünlüğün ölçüsü takvadır. İnsana bu açıdan yaklaşırsak, belirli bir gruba mensup olmanın sağladığı üstünlük hissi ortadan kalkar. Herkes görev almalı; ancak bu liyakatine, yeteneğine ve performansına göre olmalıdır” dedi.
“Yetkin insanlara sahip olmamızı istemiyorlar”
Pezeşkiyan, “savaş suçu” değerlendirmeleri çerçevesinde, İran’ın eski dini lideri Ali Hamaney’in ve Minab’ta bulunan bir ilkokulda birçok çocuğun öldürülmesini hatırlatarak, “Düşman, gücümüzü simgeleyen her şeyle sorun yaşıyor. İnsan hakları ve özgürlükler konusundaki argümanlarının daha önce de inandırıcı olmadığını söyledim; ancak bu söylemler artık tamamen çökmüştür. Liderimiz neden öldürüldü? Komutanlarımız ve bilim insanlarımız hangi suçlardan hedef alındı? Çocuklarımız neden vuruldu? Bu eylemler için hiçbir mantık göremiyorum” dedi.
Ali Hamaney’in öldürülmesi
Ali Hamaney’in öldürüldüğünü öğrendiği anı ve hissettiklerini aktaran Pezeşkiyan, “O sırada toplantıda bulunuyorduk. Saldırı gerçekleştiğinde, bunun olabileceğini hissettim; çünkü liderimizin burada olduğu söylenmişti. Bu kaybın değeri tarif edilemez. Kendisi hükümete büyük destek veren biriydi. Eğer onun desteği olmasaydı, toplumsal gerilimler daha erken ortaya çıkabilirdi. Düşman, füzelerle saldırarak ülkeyi devirebileceğini düşünüyordu” dedi.
“Mücteba Hamaney ile iletişim kurmak zor”
Pezeşkiyan, yeni dini lider Mücteba Hamaney’in seçilmesine ilişkin, “Umutlarını kaybettiklerinde lideri öldürdüler. Çok acımasız bir şey yaptılar; ama süreç devam etti ve yeni liderimiz seçildi. Şimdi, yeni liderimizin varlığı, bize büyük bir güç sağlıyor; fakat kendisiyle iletişim kurmak şu anda oldukça zor” ifadelerini kullandı.
Mücteba Hamaney’in müzakere sürecindeki tekliflerine dair Pezeşkiyan, “Nihai olarak bu sürecin ilerlemesine izin verdi. Ayrılıkları yeniden canlandırmak ve kendi siyasi hedeflerine ulaşmak isteyen bazı kesimler bu konuyu büyüttü” dedi.
Yurt dışındaki İranlıların ülkeye dönüşünün kolaylaştırılması konusuna da değinen Pezeşkiyan, bu konuyu Ali Hamaney ile görüştüğünü ve kendisine bir mektup yazmayı planladıklarını belirtti. Pezeşkiyan, “Dışişleri Bakanlığı’na, ülkeye dönmek isteyen hiçbir İranlıya sorun çıkmaması için güvenlik kurumlarının bilgilendirilmesi talimatını verdim. Ülkeye girişte sorun yaşamamalılar. Her İranlı, herhangi bir engelle karşılaşmadan ülkesine dönebilmelidir” diye ekledi.
Bu konunun onaylandığını ve sonuna kadar takip edilmesi gerektiğini söyleyen Pezeşkiyan, süreci Mücteba Hamaney ile sonlandırmayı dilediğini kaydetti.
“Sokak olaylarının bu noktaya gelmesine izin verilmemeliydik”
Pezeşkiyan, eski dini lider Ali Hamaney ile İran’daki sokak olayları üzerine gerçekleştirdiği görüşmelere ilişkin, “Kendisi ve biz çok üzgündük; çünkü olaylarda atılan adımlar sertti. Olayın yönetilmesinde gerekli hazırlıkların olmaması nedeniyle birçok kişi yaralandı. Bu olay hala aklımdan çıkmıyor ve unutamıyorum. Bu noktaya gelmesine izin vermemeliydik” dedi.
“Trump korkak bir şekilde destek verdi”
ABD Başkanı Donald Trump’ın sokak olayları sırasında yaptığı açıklamalara ve şiddet yanlısı
