Rusya ve Ukrayna, 2022 yılının Şubat ayında başlayan çatışmaların ardından Mart ayında İstanbul’da barış görüşmeleri gerçekleştirmişti. Bu süreçte, Avrupa ülkelerinin tutumunun, müzakere fırsatlarının kaçırılmasında önemli bir etken olduğu düşünülüyor. O günlerde iki tarafın askeri kayıpları on binlerle ifade edilirken, ABD merkezli Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi (CSIS) tarafından yayımlanan bir rapor, toplam zayiatın 2 milyonu aştığını ortaya koydu.
2022 İstanbul görüşmelerinde sonuca ne kadar yaklaşıldı?
2022 yılının Mart ve Nisan aylarında İstanbul’da gerçekleşen müzakereler, savaşın diplomatik yollarla sona erdirilmesi açısından en önemli girişim olarak değerlendiriliyor. Bu görüşmeler esnasında taraflar, Ukrayna’nın tarafsızlığı, güvenlik garantileri ve bazı askeri düzenlemeler üzerinde önemli ölçüde fikir birliğine varmışlardı. 29 Mart’ta İstanbul’da yapılan yüz yüze görüşmenin ardından ortak bir bildiri üzerinde uzlaşıldığı açıklanmış ve mutabakatın ana hatları kamuoyuna duyurulmuştu. Anlaşma, Ukrayna’nın kalıcı olarak tarafsız ve nükleer silaha sahip olmayan bir devlet olarak tanınmasını, askeri ittifaklara katılmama taahhüdünü ve topraklarında yabancı askeri üs ya da birlik bulundurmama şartını içeriyordu. Ayrıca, Ukrayna’nın saldırıya uğraması durumunda uçuşa yasak bölge ilanı ve garantör devletlerin askeri müdahaleleri gibi seçenekler de İstanbul Bildirisi’nde yer alıyordu. Tarafların Kırım konusundaki anlaşmazlığı ise 10 ila 15 yıl içinde barışçıl yollarla çözmek üzere anlaşmaya varması öngörülmüştü.
Görüşmeler neden başarısız oldu?
Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne üyelik sürecini de açık bırakan mutabakat, beklenen Batı desteğini bulamadı. 2022 yılında Belarus ve Türkiye’de gerçekleştirilen barış görüşmelerinde Ukrayna müzakere heyetine başkanlık eden Davyd Arakhamia, İstanbul’dan döndükten sonra dönemin İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın Kiev’e gelerek “Ruslarla hiçbir şey imzalamayalım, savaşmaya devam edelim” mesajı verdiğini belirtmişti. Johnson’ın da aralarında bulunduğu Batılı liderlerin Kiev ziyaretlerinden sonra, Ukrayna Nisan ayı sonunda pozisyonunu sertleştirerek, herhangi bir anlaşmanın ön şartı olarak Rusya’nın Donbas’tan çekilmesini talep etmeye başlamıştı. Ukrayna Güvenlik ve Savunma Konseyi Başkanı Oleksiy Danilov’un 2 Mayıs’ta yaptığı “Rusya ile anlaşma imkansız. Yalnızca teslimiyet kabul edilebilir” açıklaması, bir ay içinde yaşanan değişimi gözler önüne serdi. Müzakerelerin Mayıs ayında çökmesiyle birlikte bazı gözlemciler ve yetkililer, anlaşmanın masada olduğunu ancak Batılı ülkelerin müdahalesi, Rusya’nın Buça’da gerçekleştirdiği katliam ve Kiev yönetiminin aşırı özgüveni nedeniyle çabaların sonuçsuz kaldığını ifade ettiler.

Kayıplar, kanlı Stalingrad Muharebesi’ndeki kayıpları geçti
2022’de henüz ilk aşamasındayken durdurulabilen bu savaş, Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra meydana gelen en kanlı çatışma haline geldi ve eski Yugoslavya’daki savaş kayıplarını geride bıraktı. Hem Ukrayna hem de Rusya, askeri kayıplarını devlet sırrı olarak sakladıkları için, yalnızca çeşitli hesaplamalara dayanan verilere göre, 2022 yılı Nisan ayı başlarında Rusya’nın kayıplarının yaklaşık 7-15 bin ölü ile 30-45 bin askeri zayiat seviyesinde olduğu görülüyor. Ukrayna’nın kayıpları ise yaklaşık 3-5 bin ölü ve 10 ila 20 bin arasında askeri zayiat olarak kaydedilmişti.
Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi (CSIS) Temmuz 2026 raporuna göre, Rusya’nın ölen asker sayısının 400 ila 450 bin civarında, toplam askeri zayiatının ise ülke nüfusunun yüzde 1’ine ulaşarak 1,4 milyona çıktığı, Ukrayna’nın ölen asker sayısının ise 125-150 bin, toplam askeri zayiatının 525-625 bin seviyesine yükseldiği belirtiliyor. Bu veriler ışığında, 2022’de İstanbul’da sona erdirilebilecek savaşın toplam askeri zayiatı, 2 milyondan fazla zayiatla tarihin en kanlı çatışmalarından biri olarak kabul edilen Stalingrad Muharebesi’ni geride bırakmış durumda.

Rusya’daki küçük yerleşimlerde askerlik çağında erkek kalmadı
Araştırmalar, kayıpların Rusya genelinde eşit dağılmadığını ortaya koyuyor. En ağır bedeli, yoksul bölgeler ve etnik azınlıkların yoğun olarak yaşadığı alanlar ödüyor. Rus muhalif medyasında, ülkenin uzak ve küçük yerleşimlerinde askerlik çağındaki erkek nüfusun neredeyse tamamen yok olduğu yönünde haberler yaygınlaşmaya başladı. Araştırmalar ayrıca, Rusya’nın cephede verdiği kayıpları artık aynı hızda asker toplayarak telafi edemediğini de gösteriyor. Bu durum, daha önce Kuzey Kore’den birliklerin cepheye gönderilmesi ve paralı askerlerin kullanılması gibi yöntemlerle de kendini göstermişti.
Sivil kayıpları da artıyor
Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, Mayıs 2026 itibarıyla savaş nedeniyle toplam 16 bin 89 sivil hayatını kaybederken, 46 bin 627 sivil de yaralanmıştır. Ukrayna’nın işgal altındaki bölgeleri ile aktif çatışma alanlarında doğrulama yapılamadığından, gerçek rakamların BM verilerinden çok daha yüksek olduğu vurgulanıyor.
