Skolyoz Farkındalık Ayı etkinlikleri çerçevesinde, skolyoz ile mücadele eden gençler, kendi başarı hikayelerini katılımcılara aktardı. Programda uzmanların da yer almasıyla, skolyozun spor, sanat ve sosyal yaşam üzerinde bir engel teşkil etmediği vurgulandı.
Bu yıl Haziran Skolyoz Farkındalık Ayı kapsamında “Skolyoz Savaşçıları Hayata, Spora ve Sanata İlham Veriyor” temasıyla gerçekleştirilen 14’üncü etkinlik, Acıbadem Maslak Hastanesi’nde yapıldı. Etkinliğin amacı, skolyoz ile yaşayan bireylerin dikkat çekici başarı öyküleri aracılığıyla toplumsal farkındalığı artırmak ve hastalığa dair yanlış inanışları ortadan kaldırmaktı.
Toplantıda, skolyoz tanısı almış olan gençler, spor, sanat ve eğitim alanlarında elde ettikleri önemli başarıları katılımcılarla paylaştı. Bu gençler, skolyozun aktif bir yaşam sürme konusunda bir engel teşkil etmediğini belirtti. Program sonunda ise yapay zeka destekli farkındalık sergisi katılımcılar tarafından ziyaret edildi.
Skolyozun, solunum ve kalp gibi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda bilgi veren Acıbadem Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Acıbadem Maslak Hastanesi Omurga Sağlığı Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Alanay, “Skolyoz, omurganın üç boyutlu bir deformasyonudur. Omurga kendi etrafında döner ve yana doğru eğilir. Bu durum, sırt kamburu ve bel çukurunda değişikliklere neden olabilir. Skolyoz ilerlediğinde, çocukların ilerleyen yaşlarda yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir, ağrılara ve solunum, kalp problemlerine yol açabilir” dedi.
Prof. Dr. Alanay, erken teşhisin önemine de dikkat çekti. “Toplumda skolyoz görülme oranı yüzde 1-3 arasındadır; ancak bu bireylerin çok azı ameliyat gerektirecek duruma gelir. Son yıllarda skolyoz tedavi yöntemlerinde önemli gelişmeler kaydedildi. Erken teşhis, korse ve egzersiz gibi yumuşak tedavi yöntemleri ile tedavi imkanı sunmaktadır. Erken teşhis edilmediğinde ise cerrahi müdahale gerekebilir. Cerrahi yöntemle de oldukça iyi sonuçlar alınabiliyor. Ailelerin, büyümekte olan çocuklarda dikkatli olmalarını öneriyoruz. Omuz ve belde asimetri, öne eğilmede sırt kabarıklığı gibi belirtiler göz ardı edilmemelidir” şeklinde konuştu.
Etkinlikte, skolyoz tanısı almış 19 yaşındaki Melike İrem Gökçe, karate ile ilgilendiğini ve doğru tedavi yöntemleri sayesinde skolyozun sporunu engellemediğini aktardı. Karatede birçok ulusal ve uluslararası başarıya imza atan Gökçe, “9 yaşında skolyoz tanısı konuldu. Karateye 7 yaşında başladım. Doktor önerisi ile korse tedavisine başladım. İlk başta beni rahatsız etse de zamanla alıştım. Tedavinin bu olduğunu bildikten sonra düzenli olarak korse takmaya başladım. Sporuma devam edebilmekteyim. Skolyoz hastaları istedikleri her şeyi yapabilir, tedavi olmaktan çekinmemelidir” dedi.
Bugün üç kupası ve 53 madalyası bulunan Melike İrem Gökçe, sporcu kimliğini ve yaşam mücadelesini aynı azimle sürdürdüğünü belirterek, skolyozu hayatını zorlaştıran bir engel değil, sabrı, direnci ve asla pes etmemeyi öğreten en önemli yol arkadaşlarından biri olarak gördüğünü ifade etti. Tüm tedavi sürecini karate ile birlikte yürüttüğünü belirten Gökçe, bedenini tanıdıkça duruşunun ve spor performansının geliştiğini, yakın zamanda korseden tamamen kurtulmayı umduğunu söyledi.
12 yaşındaki Çağan Lider Aydın ise 11 aylıkken çocuk felci geçirdiği sırada skolyoz tanısı aldığını ve iki yıl boyunca korse kullandığını belirtti. 8 saat süren bir skolyoz ameliyatı geçirdiğini ifade eden Aydın, rap müziğe ilgi duyduğunu ve nefes problemi yaşadığını aktardı. “Oturma dengem bozuktu ve bel ağrısı oluyordu. Korse tedavimi aksatmıştım. Rap müzik yapıyordum ve nefes problemleri yaşamaya başlamıştım. Ameliyat olmam gerekti, ameliyat sonrası şikayetlerim son buldu. Müziğe devam edebiliyorum” dedi. Etkinlikte sözlerini yazdığı üç şarkısını da seslendiren Aydın, müzikle kendisini ifade etmekten mutlu olduğunu belirtti.
