MTA verilerine dayanarak, 1.200 diri fay hattının tehdit ettiği 45 il için acil afet lojistiğinde çığır açacak bir proje hayata geçirildi. Yaşar Üniversitesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Feray Maden, deprem sonrası yaşanan barınma ve nakliye krizinin üstesinden gelmek amacıyla, tek bir tırla 12 adet sevk edilebilen “katlanabilir barınma üniteleri” tasarladı.
Afetzedelerin acil barınma ihtiyaçlarına yenilikçi bir yaklaşım sunan bu yeni nesil “katlanabilir barınma üniteleri”, afet sonrası ortaya çıkan lojistik ve kurulum sorunlarını ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Doç. Dr. Feray Maden’in liderliğindeki çalışma, esnek ve modüler yapıları sayesinde tek bir TIR ile çok sayıda üniteyi taşımayı mümkün kılarak, barınma ihtiyacının yanı sıra sağlık gibi diğer acil ihtiyaçları da karşılayabiliyor.
MTA’nın verileri, Türkiye genelinde yaklaşık 1.200 diri fay hattının bulunduğunu ve bunun ülkenin deprem gerçeğini bir kez daha ortaya koyduğunu gösteriyor. Kurum tarafından yayınlanan diri fay haritasında, Ege Bölgesi ve Anadolu fay sistemleri gibi büyük tehlikeler barındıran 485 hat, 45 il ve 110 ilçeyi doğrudan risk altına alıyor.
Türkiye’nin yüksek deprem riski ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinin neden olduğu büyük barınma krizi, mevcut geçici barınak sistemlerinin yetersizliğini gözler önüne serdi. Afet çadırları hızlı ve ekonomik bir çözüm sunsa da zorlu iklim koşullarında ve uzun süreli kullanımlarda etkisiz kalıyor. Daha iyi yaşam koşulları sağlayan konteyner ve prefabrik yapılar ise yüksek maliyetler, karmaşık lojistik süreçler ve yavaş kurulum süreleri nedeniyle acil barınma ihtiyacına yeterince hızlı yanıt veremiyor.
Afet sonrası acil barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla, taşıma ve depolama kolaylığı sağlayan, değişen iklim koşullarına uyumlu ve esnek mekânsal çözümler sunan katlanabilir barınma üniteleri geliştiren Doç. Dr. Feray Maden, 18 aylık bir araştırma projesi sonucunda makas mekanizmaları ve plak elemanlardan oluşan iki farklı model ortaya koydu.
Genişletilebilir çözüm ve nakliye avantajı
İlk model, mutfak, banyo ve yaşam alanlarını barındırarak üç kişilik kapasite sunmakta ve modüler yapısıyla kalabalık ailelere genişletilebilir bir çözüm sağlamaktadır. Sahada hızlı bir şekilde kurulabilen bu sistem, tamamen demonte edildiğinde tek bir TIR’a 12 adet sığarak büyük bir nakliye avantajı sunuyor. İkinci model ise sadece katlanır plaklardan oluşmakta ve iki kişinin uzun süreli kullanımına uygun olarak tasarlanmıştır; tam katlanmış haliyle tek TIR’da 9 adet taşınabiliyor. Her iki tasarım da farklı modül kombinasyonlarına olanak tanıyarak afetzedelerin değişen ihtiyaçlarına göre şekillenebiliyor.
Farklı ihtiyaçlara hizmet verebilen modüler yapı
Projenin afet yönetimine sağladığı çok yönlü katkıları değerlendiren Doç. Dr. Feray Maden, geliştirilen sistemin esnekliğine dikkat çekerek, “Mevcut geçici barınakların depolama, lojistik, kurulum ve uyarlanabilirlik konularındaki kısıtlamalarına karşı; sahada hızlı bir şekilde konuşlandırılabilen, kolay taşınabilen ve mekânsal esneklik sunan yenilikçi afet barınma sistemleri geliştirdik. Önerdiğimiz bu modüler yapı, yalnızca temel barınma amacıyla değil; aynı zamanda bölgedeki sağlık, lojistik, tedarik ve sosyal faaliyet birimleri gibi farklı ihtiyaçlara ve kullanım senaryolarına da hizmet verebilecek niteliktedir.” şeklinde konuştu.
Proje, International Association for Shell and Spatial Structures tarafından düzenlenen ve İsviçre ETH Zürich Üniversitesi’nde gerçekleştirilen, 600’ün üzerinde katılımcının yer aldığı “IASS 2024 – Redefining the Art of Structural Design” başlıklı uluslararası sempozyumda tanıtılarak yayınlandı. Ayrıca, bu sempozyum kapsamında iki bilimsel araştırma makalesi de üretildi.
