Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Balıkesir’in iklim değişikliği ile mücadelede daha dirençli hale gelmesi için önemli bir adım attı. Bu çerçevede, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yerel politika ve stratejilerin geliştirilmesi amacıyla “Balıkesir Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı (YİDEP) Çalıştayı” gerçekleştirildi.
Çalıştayın açılışında, “İklim Dirençliliği ve Kentler” konulu bir panel oturumu düzenlendi. Bu oturumda, iklim değişikliğinin hem küresel hem de yerel düzeyde yarattığı etkiler masaya yatırıldı. Düşük karbonlu kalkınma, iklime dayanıklı kentleşme, sera gazı emisyonlarının azaltılması ve iklim risklerine karşı dirençliliğin artırılması gibi konular kapsamlı bir şekilde ele alındı.
Riskler kapsamlı bir şekilde ele alınıyor.
Çalıştaya kamu kurumları, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve uzmanlardan oluşan geniş bir katılımcı grubu yer aldı. Bu katılımcılar, enerji, ulaşım ve hava kalitesi, sanayi, binalar ve kentsel dönüşüm, atık yönetimi, su yönetimi, tarım ve kırsal alanlar ile afet ve iklim uyum politikaları gibi başlıklar altında özel çalışma grupları oluşturdular.
Gruplar tarafından gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde, Balıkesir’in iklim değişikliği karşısındaki güçlü yönleri, fırsatları, kırılganlıkları ve tehditleri bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirildi. Ayrıca, iklim değişikliğine uyum kapasitesinin güçlendirilmesi ve sera gazı emisyonlarının azaltılması için önerilerde bulunuldu.
Her bir çalışma grubunda, Balıkesir’in iklim dirençliliğini artırmaya yönelik hedefler belirlendi. Belediyelerin iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum süreçlerine dair öneriler oluşturulurken, paydaşlar arasında iklim alanında iş birliğini güçlendirmek amacıyla alınması gereken önlemler ve uygulanabilir eylem önerileri geliştirildi.
‘Bu süreci el birliğiyle yöneteceğiz’
Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden, çalıştayda yaptığı konuşmada, “İklim değişikliğiyle mücadele yalnızca çevresel bir konu değildir. Aynı zamanda ekonomik kalkınma, toplumsal refah, halk sağlığı ve afet risklerinin azaltılmasıyla doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle yerel yönetimler olarak bizlere düşen görev, kentimizi değişen iklim şartlarına hazırlamak ve sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla geleceğe taşımaktır.” dedi. Özden, bu sürecin ortak akılla yönetileceğini de vurguladı.
Özden, Balıkesir’in doğal güzelliklerinin dezavantajlara da yol açabileceğini belirterek, “Son yıllarda yaşanan yağış rejimindeki değişiklikler, kurak dönemlerin uzaması, su kaynakları üzerindeki baskının artması, orman yangını risklerinin yükselmesi ve aşırı hava olayları, Balıkesir’in doğal ve ekonomik kaynakları üzerinde önemli etkiler oluşturmaktadır. Tarımsal üretim açısından kritik öneme sahip ovalarımızın ve su havzalarımızın korunması, geleceğimiz açısından hayati bir öneme sahiptir.” dedi. Ayrıca, Balıkesir’in doğal kaynaklarını koruyan, ekonomik gelişimini sürdüren ve afetlere karşı daha dirençli bir şehir bırakmayı hedeflediklerini belirtti.

