Fidan: Türkiye-Japonya Savunma İş Birliği Gelişiyor

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Japonya merkezli Nikkei Asia dergisine verdiği röportajda, Türkiye’nin insansız hava aracı (İHA) üretiminde önemli bir aktör olarak öne çıktığını ve Tokyo ile savunma sanayii alanındaki iş birliğini güçlendirme isteğini vurguladı. Fidan, “Türkiye ve Japonya’nın birbirini tamamlayan yetenekleri mevcut ve bu durum karşılıklı faydaya dayanan güçlü bir iş birliği potansiyeli sunuyor” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin İHA teknolojilerinin çeşitli ortamlarda başarıyla test edildiğini belirten Fidan, bu teknolojilerin Japonya ile ortak geliştirme ve üretim için değerli fırsatlar sunduğunu dile getirdi. Kıyı güvenliği ve sınır güvenliği gibi konularda da iş birliği potansiyelinin bulunduğunu ifade etti.

“Orta güçlerin daha yakın iş birliği yapması gerekiyor”

Bakan Fidan, Türkiye’nin havacılık alanında, özellikle insansız hava sistemleri ve anti-dron teknolojilerinde iş birliği için güçlü bir temel oluşturduğunu belirtti. Jeopolitik belirsizlikler ve ABD’nin “Önce Amerika” politikasıyla değişen güvenlik durumuna dikkat çeken Fidan, orta büyüklükteki ülkeler arasında daha yakın iş birliğinin gerekliliğini vurguladı. Fidan, “Türkiye, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Kanada, Suudi Arabistan, Almanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin daha yakın iş birliği içerisinde olması gerekiyor” dedi.

“Türkiye-Japonya arasında değerlendirilmemiş bir iş birliği potansiyeli bulunuyor”

Fidan, Türkiye ile Japonya arasındaki ekonomik ortaklık ve sosyal güvenlik anlaşmaları üzerine 10 yılı aşkın süredir süren müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini belirterek, “Önümüzdeki dönemde anlaşmaya ulaşmayı umuyoruz” dedi. Savunma dışındaki alanlarda da iş birliğinin yeterince gelişmediğine dikkat çeken Fidan, “Enerji, dijital dönüşüm, havacılık ve uzay teknolojileri, robotik ve dayanıklı tedarik zincirleri gibi birçok alanda büyük bir iş birliği potansiyeli bulunuyor” ifadelerini kullandı.

“Gerçek anlamda bir kazan-kazan ortaklığı oluşturabiliriz”

Fidan, Türkiye’nin kritik mineraller alanında önemli bir oyuncu olma hedefinde olduğunu ve Eskişehir’in Beylikova ilçesinde önemli miktarda nadir toprak elementi rezervleri keşfettiğini vurguladı. Türkiye’nin uzun vadeli sanayi hedefleri hakkında, “Stratejik hedefimiz yalnızca çıkarım yapmak değil, yüksek katma değerli ara ürünler ve nihai ürünler üretmektir. Bu açıdan Japon teknolojisi ve yatırımlarıyla kuracağımız iş birliği, gerçek bir kazan-kazan ortaklığına dönüşebilir” şeklinde konuştu.

“ABD ile İran arasında bir anlaşma her zamankinden daha yakın”

Bakan Fidan, Türkiye’nin de desteklediği ABD ve İran arasındaki arabuluculuk çabalarına değinerek, “Her iki taraf da olumlu bir sonuca ulaşmayı istiyor. Bir anlaşma her zamankinden daha yakın” ifadesini kullandı. Fidan, İran, ABD ve İsrail arasında devam eden ateşkesin, uluslararası petrol ticareti açısından kritik olan Hürmüz Boğazı üzerindeki görüşmelere yoğunlaştığını belirtti. Hürmüz Boğazı ile ilgili nihai bir anlaşmaya varılması durumunda “nükleer görüşmelere geçileceğini öngören bir plan üzerinde mutabık kalındığını” vurguladı.

“Hürmüz Boğazı, nükleer dosyaların önüne geçen bir mesele haline geldi”

Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın hem ABD hem de İran üzerinde büyük baskı oluşturduğunu ifade eden Fidan, bunun enerji güvenliği, gıda güvenliği ve artan fiyatlar gibi uluslararası etkilerinin de son derece büyük olduğunu belirtti. Fidan, bu durumun nükleer meselelerin önüne geçen bir konu haline geldiğini dile getirdi.

Fidan, ABD ve İran’ın çatışmaları sona erdirebilirlerse, Gazze Şeridi’ne yönelik bir barış planı konusunda da görüşmelerin hız kazanabileceğine inandığını söyledi.

“İki devletli çözümün hayata geçirilmesini istiyoruz”

Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilere de değinen Fidan, iki ülke arasında 1949’dan bu yana diplomatik ilişkilerin bulunduğunu ve Gazze’deki çatışma öncesi ticaret hacminin 10 milyar dolara ulaştığını belirtti. Türkiye’nin İsrail ile ticareti durdurduğunu vurgulayan Fidan, “İsrail, Filistinlileri öldürmeye son vermeli ve Gazzelilerin temel insani ihtiyaçlara erişimini engellemeyi bırakmalıdır. Bunlar sağlanırsa normal hayata dönebiliriz. Biz, iki devletli çözümün hayata geçirilmesini istiyoruz” dedi.

“İsrail’in peşinde olduğu şey güvenlik değil, daha fazla toprak”

Fidan, İsrailli siyasetçilerin Türkiye’yi “gelecekteki stratejik bir tehdit” olarak nitelendiren açıklamalarına da değindi. İsrail’in Gazze, Batı Şeria, Suriye ve Lübnan’daki işgal politikalarına dikkat çeken Fidan, “İsrail’in iç siyaseti, bölgesel hedeflerine ulaşmak için sürekli bir düşmana ihtiyaç duyuyor. Ancak herkes biliyor ki, İsrail’in amacı güvenlik değil, daha fazla toprak” ifadelerini kullandı. Uluslararası toplumun, İsrail’in yalnızca bölgesel düzeni değil, küresel düzeni de daha fazla istikrarsızlaştırmasını engellemesi gerektiğini belirtti.

Orta Doğu’da istikrar için “bölgesel platform”

Dışişleri Bakanı Fidan, iş birliğine dayanan bir “bölgesel platform” aracılığıyla Orta Doğu’da istikrar sağlanabileceğini belirtti. “Bölgedeki tüm ülkeler, birbirlerinin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve güvenliğine saygı göstermelidir. Devletlerin, geçmişten ders alarak gerçek iş birliği başlatmaları için altın bir fırsat bulunmaktadır” dedi. Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan, Mısır ve Körfez ülkelerini kapsayan bir bölgesel platformun, şartlar normale döndüğünde İran’ı da içerebileceğini dile getirdi. İsrail’in 1967 sınırları temelinde bir Filistin devletini tanıması halinde bu yapıya katılabileceğini ifade eden Fidan, “Eğer bu sorun çözülürse, İsrail’in güvenliği bölge ülkeleri tarafından büyük ölçüde desteklenecektir” şeklinde konuştu.

“Tüm hazırlıklarımızı, bir bakıma Başkan Trump’ı ağırlayacak şekilde yürütüyoruz”

Fidan, Türkiye’nin Temmuz ayında Ankara’da ev sahipliği yapacağı kritik NATO zirvesine de değindi. Tüm müttefiklerin onayı alınması durumunda, bu zirvede Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi Hint-Pasifik bölgesi ortaklarının liderleri ve savunma bakanlarını ağırlamak istediklerini belirtti. Türk hükümetinin zirve programını şekillendirmek üzere NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile çalıştığını ifade eden Fidan, bu ülkelere davetlerin gönderilmesinin mümkün olabileceğini belirtti. ABD Başkanı Donald Trump’ın zirveye katılım ihtimali sorulduğunda ise iyimser bir tutum sergileyen Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump ile son bir ay içinde birçok görüşme gerçekleştirdiğini ve Trump’ın bu görüşmelerde zirveye katılmayacağını belirtmediğini dile getirdi. Fidan, “Şu ana kadar tüm hazırlıklarımızı, bir bakıma Başkan Trump’ı ağırlayacak şekilde yürütüyoruz” ifadesini kullandı.

Fidan: Türkiye-Japonya Savunma İş Birliği Gelişiyor
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!