Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Limasol kentinde gayriresmi bir toplantı gerçekleştirmek üzere bir araya geldi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, toplantı öncesinde gazetecilere önemli bilgiler aktardı. Kallas, “Hindistan ve Suudi Arabistan’dan misafirlerimiz var ve Orta Doğu’daki durumu masaya yatırıyoruz. Anlaşmanın imzalanmasını bekliyorduk, ancak şu ana kadar imzalanmadı. Hürmüz Boğazı şu anda savaş ve barış arasında karmaşık bir durumda. Boğaz’da seyrüsefer özgürlüğüne saygı göstermek herkesin çıkarına, zira bu durumdan yüksek bir bedel ödüyoruz. Orta Doğu’daki diğer olayların etkilerini ve bu konularda nasıl işbirliği yapabileceğimizi de ele alıyoruz” şeklinde konuştu.
“Rusya’nın savaş alanındaki durumu göz önünde bulundurulacak”
Toplantıda Rusya’nın da gündeme geleceğini belirten Kallas, “Rusya ile ilgili temel çıkarlarımızı ele alacağız. Barış görüşmelerinde şu an pek bir ilerleme kaydedilmiyor ve savaş alanında Rusya’nın geri planda kaldığını gözlemliyoruz. Bu nedenle dışişleri bakanlarıyla Rusya’ya yönelik temel çıkarlarımızı ve taleplerimizi görüşmek için en uygun yer burasıdır. Masaya oturduğumuzda ne yaptığımızın ve tartışmak istediğimiz konunun net olması gerekiyor. Uzun vadeli ve sürdürülebilir bir barış, hesap verebilirlik gibi unsurları da beraberinde getiriyor. Gündemimizdeki son madde ise Avrupa güvenlik stratejisi. Bu konuda üye devletlerin bakış açılarını ve nasıl ilerleyeceğimizi anlamak için kapsamlı bir yaklaşım benimsiyoruz” dedi.
“Dikkatli olmalıyız”
Kallas, Rusya-Ukrayna arasındaki muhtemel müzakerelerde AB’nin kim tarafından temsil edileceğine dair tartışmalara yanıt verirken, “Konular yerine şahsiyetlere odaklanmak, Rusya’nın kurmaya çalıştığı bir tuzak olabilir” uyarısında bulundu. Kallas, “Bu, Rusya’nın bizi çekmek istediği bir tuzak; kimin onlarla görüşeceğini tartışıyoruz ve onlar zaten kimin uygun olduğunu belirliyorlar. Bu tuzağa düşmemeliyiz. Müzakereler her zaman ekip çalışması gerektirir. İyi polisler ve kötü polisler vardır, bu nedenle masada nasıl oturacağımıza dair bir stratejimiz olmalı. Bu yüzden, konu kim olduğundan çok daha önemlidir” şeklinde ifadeler kullandı. Kallas, görüşmelerde AB’nin mutlaka temsil edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Rusya’nın ilgilendiği konuları düşündüğümüzde, örneğin yaptırımların kaldırılması, Avrupa’nın alacağı bir karardır” diye ekledi. Bir soru üzerine, “Baş müzakereci görevini üstlenmeyi ister misiniz?” sorusuna, “Bu, içinde düşmememiz gereken bir tuzak. Ben Avrupa Birliği Yüksek Temsilcisiyim ve görev tanımımı antlaşmalarda görebilirsiniz. Bu, aynı zamanda Avrupa’yı temsil etmek anlamına geliyor. Fakat bunun için birleşmemiz önemli. Birlikte çalışmalıyız, çünkü bireysel olarak hepimiz birlikte olduğumuzdan daha zayıfız” yanıtını verdi.
“Rus birlikleri çıkarılmalı”
Rusya-Ukrayna arasındaki muhtemel müzakerelerde dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında sorulan bir soruya Kallas, “Şubat ayında, aklıma gelen tüm maddeleri sıraladığım bir makale sunmuştum. Rusya’nın uluslararası anlaşmalara uyması, komşularına saldırmama ve egemenliklerine saygı gösterme yükümlülüğünden başlamalıdır. Ancak elbette başka konular da mevcut. Örneğin, Ukrayna’dan istenen askeri sınırlamaların Rusya’ya da yansıması gerekiyor. Ayrıca Gürcistan ve Moldova’daki Rus birliklerinin orada olmaması ve farklı ülkelerdeki seçimlere müdahale etmemesi Avrupa’nın güvenlik çıkarları açısından önem taşıyor. Bu, elbette maksimalist bir yaklaşım, ancak Rusya’nın bugüne kadar sergilediği tutum da benzer şekilde maksimalist iddialar içeriyor” şeklinde yanıt verdi.
