Kâbe’nin yaklaşık 5 kilometre mesafesinde ve 621 metre yükseklikte yer alan Hira Mağarası, hacı adayları için önemli bir ziyaret noktasıdır.
Mekke’de termometrelerin öğle saatlerinde 40 santigrat dereceye kadar ulaşması, hacı adaylarını zorlu bir yolculuğa çıkmaya teşvik ediyor. Bu nedenle, Hira Mağarası’nı ziyaret etmek isteyenler genellikle gecenin ilerleyen saatlerini veya sabahın ilk ışıklarını tercih ediyor.
Mağaranın bulunduğu sarp yokuş, hacı adayları için en büyük zorluklardan biri olarak görülmektedir. Özellikle yaşlı hacı adayları, bu zorlu yolculuğu yarıda bırakma kararı alabiliyor.
Hacı adayları, sabah namazının ardından tırmanışa başlamaktadır. Yaklaşık 40 dakikalık bir yürüyüşün ardından zirveye ulaşarak, burada Mekke manzarasını seyrediyorlar. Namazın ardından ise, Nur Dağı’nın zirvesinden yaklaşık 20 metre aşağıda bulunan Hira Mağarası’na yöneliyorlar.
Mağara, bir kişinin başı tavana değmeyecek şekilde ayakta durabileceği yükseklikte ve yere uzanabileceği genişlik ve uzunlukta küçük bir alan sunuyor. Hacı adayları burada şükür namazı kılıp dua ediyorlar. Genellikle hafızlar veya bilgili kişiler, burada inen ilk ayet olan ‘Oku’ emriyle başlayan Alak suresini okumaktadır.
Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Mehmet Zahir Doğan, Hira Mağarası’nın, Allah Resûlü sallalahu ve sellemin cahiliye döneminin karanlığından uzak durmak ve kendini tefekküre çekmek için sığındığı bir mekan olduğunu belirtti. Hacı adaylarının buraya yoğun ilgi gösterdiğini ifade etti.
Peygamber Efendimizin özellikle Ramazan ayında ve yılın belirli dönemlerinde burada tefekküre daldığını vurgulayan Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Mehmet Zahir Doğan, şunları aktardı:

“Peygamberimiz burada derin düşüncelere dalardı. 35 yaşından itibaren burayı ziyaret eden Efendimize Aleyhisselam, 40 yaşında Cebrail aleyhisselamın gelmesiyle Cenab-ı Hakk’ın ilk vahyi olan ‘Oku’ emriyle başlayan ‘Alak’ suresini aktarmıştır. Cebrail aleyhisselamın asli suretiyle Peygamber Efendimize göründüğü ve görüştüğü ilk yer burasıdır. Efendimiz burada iken, zaman zaman Hazreti Hatice validemiz, birkaç günlük ihtiyacını giderecek şekilde yiyecek getirirdi. Bazen de Peygamber Efendimiz aşağı inerek oradan ihtiyaçlarını alır ve tekrar buraya gelirdi. Vefa ve sadakat timsali olan Hazreti Hatice validemiz, Efendimiz aleyhisselama her zaman destek olmuş, yanında durmuş ve zor zamanlarında hep onun yanında yer almıştır.”
Muhammed Akif Arvas – Serhad Akıllı
