Samsun’da gerçekleştirilen “5. Karadeniz Aile Hekimliği Kongresi”nde, Prof. Dr. Erdinç Yavuz, sessiz ilerleyen hipertansiyonun kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine vurgu yaptı. Türkiye’de her üç erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu belirten Yavuz, hastaların büyük bir kısmının bu durumu bilmediğini ifade ederek, düzenli tansiyon ölçümünün son derece önemli olduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin 24 farklı ilinden yaklaşık 300 hekim ve akademisyenin katıldığı kongre, Samsun Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon’unda düzenlendi. Hipertansiyon, yapay zekanın aile hekimliğindeki rolü, birinci basamak sağlık hizmetlerinin geleceği ve güncel sağlık sorunları gibi konuların ele alındığı etkinlik, Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) iş birliğiyle gerçekleştirildi. Kongrenin başkanlığını yürüten Prof. Dr. Erdinç Yavuz, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü vesilesiyle önemli değerlendirmelerde bulundu ve toplumda hipertansiyon konusundaki farkındalığın yetersiz olduğunu vurguladı.
“Düzenli ölçüm yapmak gerekiyor”
Hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çeken Yavuz, “Vatandaşlarımız tansiyon hastası olduklarının farkında olmayabiliyor. Araştırmalar, hipertansiyon hastalarının neredeyse yarısının hastalığının bilincinde olmadığını ortaya koyuyor. Farkında olup tedavi görenlerin de yalnızca yarısının tansiyonu kontrol altında” şeklinde konuştu. Tansiyon kontrol altında olmadığında kalp krizi, felç, böbrek yetmezliği ve kalp hastalıklarına yakalanma riskinin arttığını belirten Yavuz, vatandaşların düzenli tansiyon ölçümü yaptırmalarının önemine değindi. Aile sağlığı merkezlerinde düzenli kontrollerin gerekliliğini vurgulayan Yavuz, evde tansiyon aleti olanların da ölçüm yaparak, yüksek değer tespit ettiklerinde aile hekimlerine başvurmaları gerektiğini ifade etti.
Türkiye’de tuz tüketiminin hala yüksek seviyelerde olduğunu dile getiren Yavuz, “Ekmek bile yüksek oranda tuz içeriyor. Peynir ve zeytin gibi yiyecekler de tuzlu. Bu durum, tansiyonu kontrol altına almayı zorlaştırıyor. Tuz tüketiminin azaltılması, düzenli yürüyüş ve sağlıklı beslenme büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
“3’te 1’i tansiyon hastası”
Yavuz, Türkiye’de erişkinlerin yaklaşık üçte birinin hipertansiyon hastası olduğunu kaydederek, bu durumun yalnızca ileri yaş grubuyla sınırlı kalmadığını, obezitenin yaygınlaşmasıyla birlikte 30’lu yaşlarda da görüldüğünü vurguladı. Sağlık Bakanlığı’nın 18 yaş üzerindeki her bireyin yılda en az bir kez tansiyon ölçtürmesi gerektiğini ifade eden Yavuz, hipertansiyonun uzun soluklu bir süreç olduğunu belirtti. “Hipertansiyon, uzun bir maraton gibidir ve ömür boyu sürecek bir tedavi gerektirir. İzlem, tanı koymak kadar önemlidir” dedi.
“Kongrenin ana teması yapay zekâ çağında aile hekimliği”
Kongrenin bilimsel içeriği hakkında bilgi veren Prof. Dr. Erdinç Yavuz, Karadeniz Bölgesi’nde aile hekimliği alanında akademik üretkenliği ve saha deneyimini bir araya getirmeyi amaçladıklarını belirtti. Kongrenin akademisyenler, uzmanlık öğrencileri ve aktif olarak görev yapan aile hekimleri arasında bilimsel bilgi paylaşımını ve mesleki dayanışmayı güçlendiren önemli bir platform olduğunu ifade eden Yavuz, katılımcı sayısının artmasının kendilerine daha nitelikli bilimsel programlar hazırlama konusunda motivasyon sağladığını söyledi. Bu yılki kongrenin ana temasının “Yapay Zekâ Çağında Aile Hekimliği” olarak belirlendiğini aktaran Yavuz, dijital dönüşümün sağlık hizmetlerine etkileri ve yapay zekâ uygulamalarının birinci basamak sağlık hizmetlerindeki yeri üzerine bilimsel değerlendirmelerde bulunduklarını belirtti. “Amacımız katılımcılarımıza klinik uygulamalarına doğrudan katkı sağlayacak güncel ve uygulanabilir bilgiler sunmaktır” dedi.
Kongrede alanında uzman 30 farklı hekim sunum yaptı. Kongre 18 Mayıs tarihinde sona erecek.
