Hantavirüs Riski Yok, Sağlık Bakanı’ndan Açıklama

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bir televizyon kanalında gerçekleştirdiği canlı yayında sağlık gündemine dair önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Memişoğlu, Hantavirüs ile ilgili olarak, “Hantavirüs konusunda şu anda bir salgın riski bulunmamaktadır. Toplumumuz bu konu hakkında rahat olsun. Spekülasyonlar yerine, Sağlık Bakanlığımızın açıklamalarına itibar edilmelidir. Türkiye, COVID-19 pandemisi süresince sağlık sisteminin direncini ve kapasitesini dünyaya kanıtlamış bir ülkedir. Bu süreçte en iyi yöneten ülkelerden biri olduk. Şu an sağlık sistemimiz ve insan gücümüz ile her türlü salgını önlemeye ve takip etmeye hazırız. Bu tür risklere karşı paydaşlarımızla birlikte hazırlıklıyız” ifadelerini kullandı.

Hantavirüs testi yapılan beş vatandaşın sonuçlarının negatif çıktığını belirten Memişoğlu, “İki vatandaşımız gemiden daha önce ayrılmıştı, onları da karantinaya aldık. Üç vatandaşımızı kendi uçağımızla gemiden indikleri andan itibaren izole bir şekilde aldık. Bu beş kişinin Hantavirüs testleri negatif sonuçlandı ve 42 günlük karantina süreci devam ediyor” diye ekledi.

“Türkiye sağlık sistemiyle dünyada en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerden biri olmuştur”

Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık sistemi ile dünyada en iyi sağlık hizmeti sunan ülkeler arasında yer aldığını ifade etti. “Atalarımız ve medeniyetimiz, sağlık sistemini her zaman ön planda tutmuştur. 2002 yılından itibaren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Sağlıkta Dönüşüm Projesi ile sağlık alanında büyük bir gelişim süreci yaşadık. Şu an Türkiye, sağlık sistemiyle dünyada en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerden biri haline gelmiştir” şeklinde konuştu.

“TÜSEB, son bir yılda 2 bin projeyi destekledi”

Bakan Memişoğlu, TÜSEB’in son bir yılda 2 bin projeye destek verdiğini belirterek, “Türkiye, sağlık alanında üretim yapma konusunda TÜSEB’in ve USHAŞ’ın kurulmasıyla son 10-15 yıl içinde önemli adımlar atmıştır. Bu çalışmalar, Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ vizyonu ile ‘Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık’ modeli çerçevesinde daha da yoğunlaşmıştır. ‘Üreten Sağlık’ modelinin merkezine Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığını koyduk. TÜSEB son bir yılda 2 bin projeyi destekledi” dedi.

CAR-T hücre tedavisinin uygulamalarının aralık ayından bu yana yapıldığını vurgulayan Bakan Memişoğlu, “Üreten Sağlık Portalı’nı oluşturduk. Bu portal aracılığıyla, Türkiye Sağlık Enstitüsü Başkanlığı’nda fikri, finansmanı ve üreticiyi bir araya getiriyoruz. Bilim insanının ve fikir insanının bilgilerini alıp bunu finansla ve üreticiyle buluşturmak hedefindeyiz. Bu süreçte Ticaret Bakanlığı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın desteğiyle büyük bir sağlık üretim sistemi ve ekosistemi oluşturmaya çalışıyoruz. Geçtiğimiz hafta yerli renkli doppler ultrasonografi cihazının üretim ve geliştirme süreçleri için imzaları attık. Türkiye, iki yıl içerisinde kendi doppler ultrasonografi cihazını üretebilir hale gelecek. Hematolojik kanser tedavileri için TÜSEB aracılığıyla destek verdiğimiz 4-5 merkez var. Yerli CAR-T hücre tedavisinin ilk üretim ve uygulamasını aralık ayında Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirdik ve birçok hastaya başarıyla uyguladık. Antalya, İstanbul ve Kayseri gibi illerde de uygulama başlıyor.” şeklinde konuştu.

“Türkiye’nin yerli üreticisine ve bilim insanına büyük katkısı var”

Yerli üreticilere ve bilim insanlarına büyük katkı sağlandığını belirten Bakan Memişoğlu, “Türkiye’de 985 tane çok kapsamlı klinik çalışma var ve bunların 10’u yerli fikirle üretilmiştir. Bu sayıyı artırmayı hedefliyoruz. Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB olarak Türkiye’ye faydası olacak yerli fikirlerin klinik çalışmalarını birlikte yürütüyoruz. Bu çalışmaların hastalarımızın maliyetinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı bir düzenleme ile desteklendiği için Türkiye’nin yerli üreticisine ve bilim insanına önemli katkılar sağlanıyor” dedi.

“Yerli kalp-akciğer makinesini ASELSAN ile ürettik”

TÜSEB aracılığıyla 8 aşı için “Yerli Aşı Çağrısı”na çıkıldığını ve Hepatit A aşısının yerli üretim olarak yapıldığını aktaran Bakan Memişoğlu, “Hepatit A aşısı hastanelere teslim edilmiştir. Yutulabilir tablet şeklindeki endoskopi cihazını, dünyada birkaç ülkenin yapabildiğini belirtmek isterim. Türkiye, bu cihazın preklinik çalışmasını gerçekleştirmiştir. Yerli kalp-akciğer makinesini ASELSAN ile birlikte ürettik ve ilk olarak Bilkent Hastanesi’ne teslim ettik. Önümüzdeki günlerde bu makineyi ilk defa kullanacağız. Yerli üretim ve milli değerlerimizle yeni teknolojik girişimleri desteklemeye devam edeceğiz. Türkiye, sağlık turizmi, ilaç sanayisi ve malzeme ile cihaz üretimi dahil olmak üzere büyük bir potansiyele sahiptir. Hedefimiz, önümüzdeki 5 yılda 10 milyar dolar, 10 yılda ise 50 milyar dolarlık ihracat yapmaktır” diye belirtti.

“Bin 700 yerli sağlık üreticimiz var”

Bakan Memişoğlu, “Bu ihracat hedefini başarabilecek altyapı ve insan gücüne sahip bir ülkeyiz. Türkiye’de 1700 kendi sağlık üreticimiz bulunuyor. 800 ilaç fabrikamız ve 200’ü kendi ilacını üreten fabrikamız mevcut. Bilim insanlarıyla, şehir hastaneleriyle ve TÜSEB’in desteğiyle bu hedefe ulaşma kapasitemiz var. Ancak şu anda 2 milyar dolarlık bir ilaç ihracatımız ve 2-3 milyar dolar arasında bir sağlık turizmi kapasitemiz bulunmakta, bu da bize yeterli gelmiyor. Türkiye, çok daha üst düzey bir altyapıya sahiptir” şeklinde konuştu.

“SMA ilacımızı kendimiz üretiyoruz”

Bakan Memişoğlu, SMA ilaçlarının artık Türkiye tarafından üretildiğini belirterek, “Bilim insanlarımız, mühendislerimiz ve sağlık üreticilerimiz bu ilaçları üretecek. Sağlık Bakanlığı olarak bu ürünleri sağlık sistemimizde kullanmaya hazırız. 2000 proje destekliyoruz. SMA ilacımızı kendimiz üretiyoruz ve klinik çalışmalar başladı. Özel sektör ve TÜSEB’in desteğiyle, TİTCK’nin ruhsatını verdiği preklinik çalışmanın son aşamasına gelinmiştir. Türkiye, sağlıkta sadece bir pazar olarak değil, aynı zamanda teknolojisi ve üretimiyle bir ortak ve rol sahibi olmaktadır” dedi.

“Son bir yıl içinde 7 milyon insanımızı taradık”

‘Koruyan Sağlık’ kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Memişoğlu, “Kanser ile ilgili olarak, belirli yaş grubundaki insanlara Aile Hekimliklerinde ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde ücretsiz kanser taraması yapıyoruz. Tedaviden önce korunmayı ön plana almalıyız. Son bir yıl içinde 7 milyon insanımızı taradık. Bu kişilerden 276 binini, kanser şüphesi ile hastanelerimize yönlendirdik. İleri tetkiklerle destekleyerek 28 bin kişiye erken kanser teşhisi koyduk. Böylece kanseri tedavi ettik ve insanların yaşamlarını yeniden kazandırdık. ‘Kanserden korkmayın, geç kalmaktan korkun’ diyoruz. Bu erken ve ücretsiz taramaları Aile Hekimliklerinde ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde yaptırmaları için toplumumuzu teşvik ediyoruz” şeklinde konuştu.

Sezaryen ameliyatı ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti:

“Vatandaşlarımızın sağlıklı kalmaları için sağlık hizmetlerinden faydalanmalarını istiyoruz.

Hantavirüs Riski Yok, Sağlık Bakanı’ndan Açıklama
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!