Mevsim Değişimlerinde Üst Solunum Enfeksiyonları

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Mevsim geçişlerinde meydana gelen sıcaklık dalgalanmaları, çeşitli hastalıkların yanı sıra üst solunum yolu enfeksiyonlarının artmasına da yol açmaktadır. Bu durumu ele alan Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İdil Öztürk, alınabilecek önlemleri detaylandırdı.

Bağışıklık sisteminin zayıflaması ve vücut direncinin düşmesi, özellikle bahar aylarında üst solunum yolu enfeksiyonlarının yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Üst solunum yolu enfeksiyonları, dünyada en sık görülen ve en fazla iş gücü kaybına yol açan hastalıklar arasında yer almaktadır. Medicana Bursa Hastanesi KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. İdil Öztürk, “Üst solunum yolu enfeksiyonlarının başlıca nedenleri virüslerdir. Virüslerin zayıflattığı bireylerde, diğer bakteriyel enfeksiyonlar da görülebilir. En yaygın üst solunum yolu enfeksiyonları nezle ve grip olup, bu hastalıklar sinüzit, bademcik iltihabı, orta kulak iltihabı ve larenjit gibi sorunlara da yol açabilir” şeklinde bilgi verdi.

Havasız ortamda bulunmanın enfeksiyon riskini artırdığına dikkat çeken Op. Dr. Öztürk, “Alerjik bünyeye sahip olmak, burun kemiği eğriliği veya konka büyüklüğü gibi anatomik sorunlar, ağızdan nefes alma, sigara içimi ve düzensiz beslenme gibi etkenler de riski artırabilir. Bu tür hastalıklar, özellikle mevsim geçişlerinde ve kalabalık ortamlarda daha sık görülmektedir. Yakın mesafeden konuşma, öpüşme ve öksürme ile bulaşma gerçekleşir. Ayrıca, havalandırmanın yetersiz olduğu ortamlarda virüslerin yayılması kolaylaşır. Bulaşma, virüsle kaplı yüzeylere temas sonrası ellerin yıkanmamasıyla da söz konusu olabilir” ifadelerini kullandı.

Nezle, erişkinlerde en sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarından biridir. Op. Dr. Öztürk, “Nezle, birçok virüsün neden olduğu, kişiden kişiye bulaşabilen ve üst solunum yollarını etkileyen hafif seyrinde bir hastalıktır. Çoğunlukla ‘soğuk algınlığı’ olarak da bilinmektedir. Sigara içenlerde daha sık görülmese de, ağır seyredebilmektedir. Bir insan ömrü boyunca yaklaşık 300 kez nezle olabilir. Hafif ateş, burun akıntısı, hapşırma ve bazen öksürük en sık rastlanan belirtilerdir. Özel bir tedavisi yoktur. Komplikasyon gelişmediği takdirde hastalık kendiliğinden iyileşir ve ortalama bir hafta sürer. Antibiyotik kullanımı ise gereksizdir. Burun açıcı okyanus suyu içeren spreyler, ateş düşürücü ve ağrı kesiciler destekleyici tedavi olarak uygulanabilir. Eğer hastayı izleyen doktor, ikincil bir bakteriyel enfeksiyonun geliştiğini tespit ederse, antibiyotik tedavisine başlanabilir” dedi.

Grip ise ani bir yüksek ateşle başlar. Op. Dr. İdil Öztürk, “Grip, öksürük, boğaz ağrısı, baş ve kas ağrıları, bitkinlik, burun akıntısı veya tıkanıklığı ile kendini gösterir. Ateş genellikle 5 gün veya bir hafta sürmektedir. Grip benzeri hastalık belirtileriyle başvuran hastalardan boğaz, burun veya geniz sürüntüsü alınarak yapılan hızlı tarama testleri ile tanı konulabilir. Tedavi sürecinde dinlenme oldukça önemlidir. Ateş düşürücüler, bol sıvı tüketimi ve iyi beslenme de kritik rol oynamaktadır. Bazı antiviral ilaçlar kullanılabilir; ancak bu ilaçların etkili olabilmesi için tedaviye hızlı başlanması gerekmektedir ve hastalığın seyrini sadece 1-2 gün kısaltır. Bu sebeple, ilaç kullanımı daha ciddi enfeksiyon riski taşıyan çocuklar veya hastaneye yatması gereken vakalar için önerilmektedir. Grip bazı bireyler için daha tehlikeli olabilmektedir. Bebekler, küçük çocuklar, 65 yaş ve üzerindekiler, hamileler, kronik rahatsızlıkları olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf bireyler en yüksek risk grubundadır. Gripten korunmanın en etkili yolu ise grip aşısıdır” açıklamasında bulundu.

Üst solunum yolu enfeksiyonları arasında tonsilit ve farenjitin de bulunduğunu ifade eden Op. Dr. İdil Öztürk, “Bu durumların belirtileri yüksek ateş, boğaz ağrısı, yutkunma zorluğu, halsizlik, baş ve kas ağrıları ile birlikte öksürük ve bazen boyunda lenf bezlerinin şişmesi şeklinde görülmektedir. Bronşit ve zatürre gibi önemli komplikasyonlar da baş gösterebilir. Bakteriyel nedenlerle oluşan farenjitte hastalık, genelde daha ağır seyir izlemektedir. Fizik muayene ve laboratuvar testleri sonucunda etkenin bakteriyel olduğu tespit edilirse, uygun antibiyotik tedavisine başlanmalıdır” dedi.

Mevsim geçişlerinde orta kulak iltihabının da sık görüldüğüne dikkat çeken Op. Dr. İdil Öztürk, “Çocuklarda orta kulak enfeksiyonu, genellikle nezle veya grip gibi enfeksiyonları takiben gelişen ikincil bakteriyel enfeksiyonlar şeklinde ortaya çıkar. En sık olarak 6-18 ay arasındaki çocukları etkilerken, 6 yaşından sonra hastalık sıklığında belirgin bir azalma görülmektedir. Çocukta huzursuzluk, sık ağlama ve kulak tutma gibi belirtiler gözlemlenir. Genellikle bakteriyel kökenli olduğu için doktor kontrolünde antibiyotik tedavisi gerekebilir” ifadelerini kullandı.

Sinüzit de üst solunum yolu enfeksiyonları arasında yer almaktadır. Op. Dr. İdil Öztürk, “Sinüzit, yüz kemiklerinin içerisinde bulunan sinüs adı verilen hava boşluklarının iltihaplanmasıdır. Viral enfeksiyonlardan sonra 7-10 günde tam iyileşme beklenirken, genellikle burun doluluğu ve öksürük artışı görülmektedir. Büyük çocuklar ve yetişkinlerde baş ve yüz ağrıları da sık rastlanmaktadır. Antibiyotik tedavisi gerektiği durumlar olabilir” dedi.

Mevsim Değişimlerinde Üst Solunum Enfeksiyonları
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!