Medical Park Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Yıldız Akdaş, menopozun kadınların yaşamında doğal ve fizyolojik bir süreç olduğunu vurguladı. “Ortalama menopoz yaşı 50 civarındadır. Bu dönemdeki hormonal değişimlerin hem fiziksel hem psikolojik etkileri olabilir. Düzenli hekim takibi, sağlıklı beslenme ve aktif bir yaşam tarzı menopoz sürecinin daha rahat geçmesini sağlayabilir.” şeklinde konuştu.
Doç. Dr. Yıldız Akdaş, menopoz dönemiyle ilgili önemli bilgiler paylaştı. Menopozun, yumurtalık fonksiyonlarının azalması sonucu adet kanamalarının kalıcı olarak sona erdiği bir süreç olduğunu belirten Akdaş, “Başka bir neden olmaksızın 12 ay boyunca adet görülmemesi menopoz olarak tanımlanır. Bu dönemde yumurtalık rezervi azalır ve östrojen hormon düzeyi düşer. Ortalama menopoz yaşı 50 civarında görülse de, 40-45 yaşları arasında gerçekleşen menopoz erken olarak değerlendirilir. Menopoz bir hastalık değil, kadın yaşamının doğal bir dönemidir.” ifadelerini kullandı.
“Adet düzensizliği, menopozun ilk belirtilerindendir.”
Menopoza geçiş sürecinin genellikle adet düzenindeki değişimlerle başladığını ifade eden Doç. Dr. Akdaş, “Öncelikle adet aralıkları uzar, düzensizlikler başlar ve zamanla adet kanamaları tamamen kesilir. Özellikle erken yaşta şüphe varsa hormon testlerine başvurulabilir. Yüksek FSH hormonu ve düşük östrojen düzeyleri menopozu destekleyen bulgular arasındadır.” dedi.
“Sıcak basmaları yaşam kalitesini etkileyebilir.”
Menopoz belirtilerinin bireyden bireye değişiklik gösterebileceğini belirten Doç. Dr. Akdaş, “En sık görülen belirtiler arasında sıcak basmaları ve gece terlemeleri yer alır. Bunun yanı sıra vajinal kuruluk, cinsel ilişkide ağrı, sık idrar yolu enfeksiyonu ve yanma gibi şikayetler de ortaya çıkabilir.” diye ekledi.
“Psikolojik etkiler de gözlemlenebilir.”
Hormonal değişimlerin psikolojik etkileri olabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Akdaş, “Östrojen düzeyindeki azalma, beyindeki bazı nörotransmitterleri etkileyerek duygusal değişikliklere neden olabilir. Bu süreçte sinirlilik, anksiyete, depresyon, motivasyon kaybı ve konsantrasyon zorluğu görülebilir.” ifadesini kullandı. Uyku problemlerinin de psikolojik etkileri artırabileceğini vurgulayan Akdaş, “Doğru bilgilendirme, sosyal destek ve gerektiğinde profesyonel yardım menopoz sürecinin daha sağlıklı yönetilmesine olanak tanır.” dedi.
“Kemik erimesi riski artabilir.”
Menopoz sonrası osteoporoz riskinin yükseldiğine dikkat çeken Doç. Dr. Akdaş, “Östrojen hormonu kemik yapımını destekleyen koruyucu bir etkiye sahiptir. Menopoz ile birlikte bu etkinin azalması, kemik mineral yoğunluğunun düşmesine yol açabilir.” dedi. Ayrıca, omurga, kalça ve el bileği kırıklarının daha sık görüldüğünü belirten Akdaş, riskli hastalarda kemik yoğunluğu ölçümünün önemine dikkat çekti.
“Yaşam tarzı düzenlemeleri büyük önem taşır.”
Osteoporozdan korunmada yaşam tarzı değişikliklerinin kritik olduğunu dile getiren Doç. Dr. Akdaş, “Yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı, düzenli egzersiz ve güneş ışığından yeterince faydalanmak temel yaklaşımlar arasında yer alır. Sigara ve aşırı alkol tüketiminden kaçınılması da kemik sağlığı açısından önemlidir.” şeklinde konuştu.
“Hormon tedavisi kişiye özel planlanmalıdır.”
Menopoz döneminde uygulanan biyoeşdeğer hormon replasman tedavisi hakkında bilgi veren Doç. Dr. Akdaş, “Bu tedavi, özellikle sıcak basmaları, gece terlemeleri ve uyku problemleri gibi belirgin şikayetleri olan kadınlarda kullanılabilmektedir.” dedi. Ancak tedavinin her hasta için uygun olmadığını belirten Akdaş, “Meme kanseri öyküsü, tromboembolik hastalıklar, açıklanamayan vajinal kanama ve ileri karaciğer hastalıkları önemli engeller arasındadır.” ifadelerini kullandı.
“Beslenme ve egzersiz önerileri.”
Menopoz döneminde beslenmenin önemine değinen Doç. Dr. Akdaş, “Kalsiyum ve D vitamini açısından zengin gıdaların tüketilmesi, işlenmiş gıdalardan kaçınılması ve yeterli protein alımına dikkat edilmesi gerekmektedir.” dedi. Düzenli fiziksel aktivitenin sıcak basmalarını azaltabileceği ve kemik ile kalp sağlığını destekleyebileceğini belirten Akdaş, “Yürüyüş, direnç egzersizleri ve hareketli bir yaşam tarzı menopoz sürecinin daha konforlu geçmesine yardımcı olabilir.” diye ekledi.
“Düzenli hekim takibi ihmal edilmemelidir.”
Menopozun yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik yönleri olan bir süreç olduğunu ifade eden Doç. Dr. Akdaş, “Düzenli hekim takibi, bireysel ihtiyaçlara göre planlanan yaklaşımlar ve sosyal destek, menopoz döneminin daha sağlıklı geçirilmesine yardımcı olabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.
