Atatürk Üniversitesi, bilim camiasının önemli etkinliklerinden birine daha ev sahipliği yaptı. 3. Ulusal Moleküler Biyoloji ve Genetik Öğrenci Kongresi, Türkiye’nin dört bir yanından gelen akademisyen ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirildi ve geniş bir katılımla dikkat çekti.
Moleküler biyoloji ve genetik alanındaki güncel konuların tartışıldığı kongreye, 30 farklı üniversiteden yaklaşık 600 katılımcı yoğun ilgi gösterdi. Atatürk Üniversitesi ile Erzurum Teknik Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen bu etkinlik, her iki üniversitenin Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümleri öğrenci kulüpleri olan ATAGEN ve GEN AKTÜEL’in katkılarıyla hayata geçirildi. Bu yılki organizasyona ev sahipliği yapan Atatürk Üniversitesi, bilimsel üretimi teşvik eden yaklaşımıyla öne çıktı.
Kongrenin açılış programında, üniversite yöneticileri moleküler biyoloji ve genetik alanının sağlık, tarım, çevre ve endüstri gibi birçok sektörde sunduğu yenilikçi çözümlere vurgu yaptı. Açılış etkinliğine; Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Çavuşoğlu ve Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melda Şişecioğlu’nun yanı sıra birçok akademisyen ve öğrenci katılım sağladı.
Alanında uzman akademisyenler, kongrede davetli konuşmacı olarak yer aldı. Prof. Dr. Fikrettin Şahin, Prof. Dr. Filiz Kuralay, Doç. Dr. Ahmet Katı ve Doç. Dr. Urartu Özgür Şafak Şeker, sunumlarıyla katılımcılara moleküler biyoloji ve genetik alanındaki yenilikçi yöntemler ve güncel araştırmalar hakkında geniş bilgiler sundu.
Kongre süresince düzenlenen poster ve sözlü sunum oturumları, genç araştırmacılara bilimsel çalışmalarını paylaşma fırsatı sundu. Sunulan bildirilerin, talep edilmesi durumunda hakem sürecinden geçirilerek Avrasya Moleküler ve Biyokimyasal Bilimler Dergisi’nde yayımlanacak olması, organizasyonun akademik niteliğini artırdı.
Kongre çerçevesinde, Atatürk Üniversitesi Doğu Anadolu Yüksek Araştırma Teknoloji Merkezi (DAYTAM) tarafından Hücre Kültürü Çalıştayı için altyapı desteği sağlandı. Ayrıca, TÜBİTAK, Milli Teknoloji Atölyeleri, Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB), ÜNİDES ve Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) gibi önemli kurumların katkılarıyla etkinlik güçlü bir destek yapısına sahip oldu.
Bilimsel paylaşımların yanı sıra akademik iş birliklerinin geliştirilmesine olanak tanıyan kongre, moleküler biyoloji ve genetik alanında çalışan akademisyenler ve öğrenciler arasında önemli bir etkileşim ortamı sağladı. Organizasyon komitesi, gelecekteki yıllarda kongreyi daha geniş bir katılımla sürdürmeyi hedeflediklerini belirterek, Erzurum’un bilimsel etkinlikler açısından cazibe merkezi olma yönündeki ilerlemesini vurguladı.
