Uzmanlar, ağız ve diş sağlığının yalnızca çürükler veya diş kayıplarıyla sınırlı olmadığını, kalpten böbreğe, bağırsaklardan ruh sağlığına kadar tüm vücudu etkileyen bir boyutu bulunduğunu belirtmektedir.
Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, ağız florasının bağırsak sağlığı, bağışıklık sistemi ve mutluluk hormonu serotonin ile güçlü bir bağlantısı olduğunu göstermektedir. Uzmanlar, ağız ve diş sağlığının sadece fiziksel sağlık üzerinde değil, aynı zamanda ruhsal iyilik hali üzerinde de doğrudan etkili olduğunu ifade etmektedir. Ayrıca, düzenli diş bakımının hastalıkları önlemenin yanı sıra, mutluluk hormonunun salgılanmasını artırarak bireylerin kendilerini daha iyi hissetmelerine yardımcı olduğunu vurgulamaktadırlar.
Ağız diş sağlığının giderek daha fazla önem kazandığını dile getiren Necmettin Erbakan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Rıza Tunçdemir, “Ağız diş sağlığı ile bağlantılı olarak ortaya çıkan hastalıkların kalp, böbrek, romatoid artrit gibi sağlık sorunlarına yol açtığını biliyoruz. Son yıllarda yapılan çalışmalar, ağız diş sağlığının genel vücut sağlığıyla olan ilişkisini daha da net bir şekilde ortaya koymuştur. Dünya Sağlık Örgütü, sağlığı ruhsal, bedensel ve sosyal iyi olma durumu olarak tanımlıyor. Bu bağlamda, mutluluğun ağız diş sağlığı ile bağlantılı olduğu da son araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bağırsak florası, ikinci beyin olarak adlandırılmakta ve vücut sağlığı ile bağışıklık sistemi üzerinde önemli bir rol oynamaktadır. Yeni çalışmalar, ağız içerisindeki bakterilerin, virüslerin ve mantarların mide bağırsak florasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, ağız diş sağlığının mutluluk ile olan ilişkisi üzerinde durulması gerektiğini düşünüyorum. Kişisel bakımımıza ve vücut sağlığımıza zaman ve para harcarken, sadece sabah ve akşam birkaç dakika ağız ve diş sağlığına özen göstererek çok daha iyi bir duruma gelebiliriz. Ancak bunu önemsemediğimiz takdirde, ağız diş sağlığı problemleri yaşamakla kalmayıp, vücut sağlığımızı da olumsuz etkileyen durumlarla karşılaşabiliriz” şeklinde konuştu.
“Ağız ve diş sağlığına dikkat ettiğimiz takdirde serotonin hormonu daha fazla salgılanacaktır.”
Son araştırmaların önemine dikkat çeken Prof. Dr. Ali Rıza Tunçdemir, “Ağız florasındaki bakterilerin değişikliklerinin kolon kanserine yol açabileceği, otizmli hastalarda bazı ağız içi bakterilerin yüksek sayılarda bulunmasına rağmen bazı bakterilerin hiç olmayabileceği gösterilmiştir. Yapılan bir çalışmada, 200 öğrenci üzerinde ağız içi probiyotik verilmiş ve verilmemiş grupların başarı durumları incelenmiştir. Ağız içi probiyotik alan öğrencilerin stres düzeyinin azaldığı ve sınavda daha başarılı sonuçlar elde ettiği gözlemlenmiştir. Bu durum, ağız ve diş sağlığının önemi açısından dikkate alınması gereken bir gerçektir. Serotonin hormonu, bağırsaklar üzerinden salgılanmakta olup, ağız florası da bu durumu etkilemektedir. Ağız ve diş sağlığına dikkat edildiğinde, daha fazla serotonin hormonu salgılanacak ve bireyler kendilerini daha mutlu hissedecektir. Kendi deneyimlerimle de bunu yaşadım; dişimi fırçalayıp diş ipi kullandığım zamanlarda çok daha mutlu ve enerjik uyanırken, bu alışkanlıkları yerine getirmediğimde daha gergin hissettiğimi fark ettim” dedi.
“Diş ipini mutlaka kullanmamız gerekiyor.”
Genel sağlık üzerine ileride daha fazla bilgi edinileceğini ve ağız diş sağlığının vücudun genel sağlığı üzerinde önemli bir etkisi olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ali Rıza Tunçdemir, “Sabah 2 dakika, akşam 2 dakika ağız ve diş sağlığını önemsemek büyük bir fark yaratacaktır. Dişlerimizi etkili bir şekilde fırçalamalıyız. En büyük hatalardan biri, sadece ön dişlerin fırçalanması ve diş ipinin kullanılmamasıdır. Günde 10 kez dişimizi fırçalasak bile, diş ipi kullanmadığımız takdirde arka dişlerin temizliği sağlanmamış olur. Bu nedenle, diş ipinin mutlaka kullanılması ve öğrenilmesi gerekmektedir. Hastalarımızın tedavilerinde antibiyotik kullanımı, vücuttaki zararlı bakterileri öldürdüğü gibi faydalı bakterileri de etkiler. Bu dönemlerde probiyotik kullanımı, ağız ve vücut sağlığını korumak açısından oldukça değerlidir. Bu noktaya da dikkat edilmelidir” ifadelerini kullandı.
