Dijital Dünyada Tat ve Koku Deneyimi Başlıyor!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen “Aromatör” isimli cihaz, tat ve kokunun dijital ortamda iletilmesini amaçlıyor.

Prof. Dr. Oktay Yıldız’ın öncülüğünde oluşturulan “Aromatör” teknolojisi, tat ve koku bileşenlerini dijital platformlar aracılığıyla farklı mekânlara aktarabilen multidisipliner bir sistem olarak öne çıkıyor.

Bu sistem, yazılım, makine öğrenmesi ve kimyasal süreçlerin bir arada çalışmasını sağlayarak, duyusal iletişim teknolojisine yenilikçi bir bakış açısı getiriyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Dr. Kerim Sönmez’in de katkıda bulunduğu “Aromatör” teknolojisi, özellikle sinema, dijital içerik platformları ve mobil iletişim alanlarında kullanıldığında, kullanıcıların yalnızca görsel ve işitsel deneyimlerinin yanı sıra koku ve tat deneyimi de yaşayabileceği düşünülüyor.

Ulusal ve uluslararası patent süreçlerinden geçerek fikri mülkiyet kapsamında koruma altına alınan bu buluşun, ekonomik değer kazanması hedefleniyor. Bu bağlamda, yerli teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi ve benzer yüksek teknoloji ürünlerinin ticarileşmesine zemin hazırlamak amaçlanıyor.

“Aromatör” ile iletişimde yeni bir dönem başlıklı projeye dair açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Oktay Yıldız, ses ve görüntü gibi iletişim araçlarının gelişimine paralel olarak tat ve kokunun da dijital ortamlar arasında transfer edilmesini amaçladıklarını belirtti.

“Ses ve görüntü gibi tat ve kokuyu da iletmeyi hedefliyoruz”

Prof. Dr. Oktay Yıldız, bu çalışmayla ses ve görüntü iletişim araçlarını geliştirerek tat ve kokunun dijital ortamlar arasında iletilmesini hedeflediklerini ifade etti. “Eskiden iletişim yalnızca yazı diliyle sağlanıyordu. Daha sonra ses iletişime dâhil oldu ve telefonla konuşmaya başladık. Ardından görüntü eklendi. Bizim çalışmamızda ise temel olarak aromanın bir ortamdan başka bir ortama iletilmesi ya da başka bir ortamda yeniden oluşturulması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda patent başvurumuzu önce ulusal düzeyde Türk Patent ve Marka Kurumu’na yaptık. Ardından uluslararası patent başvurusunu Avrupa Patent Ofisi’ne gerçekleştirdik. Çalışmalarımız sürerken ek bir patent başvurusu daha yaptık ve tasarım tescili ile süreci destekledik. Şu anda başvuruların bir kısmı tescillenmişken, diğerlerinin süreçleri devam etmektedir. Bu ürün, yazılım, makine ve arka planda çalışan kimyasal bir mekanizmayı bir araya getiren multidisipliner bir patent. Temel hedefimiz, tat ve koku bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama aktarılmasıdır. Bugün bir kokunun ya da tadın başka bir ortama aktarılması ütopik görünebilir. Ancak bu sistemde kimyasal mekanizma, yazılım ve makine öğrenmesi bir arada çalışarak bu aktarımı mümkün kılmayı hedeflemektedir.” dedi.

“Sistem mobil cihazlara da entegre edilebilecek”

Aromatör cihazının kullanım alanlarına dair bilgi veren Prof. Dr. Oktay Yıldız, “Aromanın iki temel bileşeni vardır: koku ve tat. Biz de bu patentte hem koku hem de tat bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama iletilmesini hedefledik. Yapılan ulusal ve uluslararası patent araştırmaları, bu ürünün yenilikçi olduğunu ortaya koydu. Patent süreçleri uzun ve titiz ilerleyen süreçlerdir. Türkiye’de Türk Patent ve Marka Kurumu bu alanda oldukça nitelikli ve dünyadaki iyi örneklerden biridir. Bugün bu teknoloji ütopik görünebilir. Ancak telefonun ilk icat edildiği dönemlerde de benzer şekilde sorgulanmıştı. Günümüzde ise hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Aromatör için de benzer bir gelişim öngörülmektedir. Gelecekte sinema salonlarında izlenen bir sahnede kahve içen bir çiftin kahve aromasını, bir çikolata çeşmesinden akan çikolatanın kokusunu ya da tropik bir meyvenin tadını hissedebilmek mümkün olabilir. Ayrıca bu teknoloji için bir ek patent daha yapılmış olup, sistemin mobil cihazlara entegre edilmesi de hedeflenmektedir. İlerleyen süreçte daha küçük boyutlara indirgenerek telefonlara entegre edilmesi ve farklı coğrafyalardaki insanların birbirlerinin bulunduğu ortamın tat ve kokusunu deneyimleyebilmesi amaçlanmaktadır. Önemli olan bu patentlerin alınması değil, bunların ticari bir emtiaya dönüştürülerek ekonomide kullanılabilmesidir. Dünyada patentlerin ticarileşme oranlarının düşük olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, bizim de bu patentler için hedefimiz, birkaç yıl içerisinde ticarileşmelerinin sağlanmasıdır. Benim 24’ün üzerinde patentim bulunuyor. Ayrıca patent ve patent başvuru süreçleri devam eden çalışmalarımız da var. Bu patentler arasında ticari prototipleri üretilmiş olanlar da mevcut, hâlihazırda endüstride kullanılanlar da bulunuyor. Henüz ticari aşamaya geçmemiş olanlar da var. Ancak özellikle bu patent için arzumuz, gayemiz ve umudumuz; ticarileşme süreçlerinin daha hızlı ilerlemesidir.” şeklinde konuştu.

Dijital Dünyada Tat ve Koku Deneyimi Başlıyor!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!