Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi’nin Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nur Aleyna Yetkin, akciğer kanserinin en ölümcül kanser türlerinden biri olduğunu belirterek, hastalığın erken evrede önlenebileceğini ifade etti. Sigara içen bireylerin, ailelerinde kanser öyküsü varsa mutlaka tarama testine girmeleri gerektiğini vurguladı.
Doç. Dr. Yetkin, akciğer kanserinin erken teşhisinin tedavi sürecini büyük ölçüde kolaylaştıracağını söyledi. Ailesinde kanser öyküsü olan kişilerin bu konuda duyarlı olmaları gerektiğini belirten Yetkin, sigara içilen ortamlardan uzak durmanın önemine de dikkat çekti. “Akciğer kanseri, hem dünyada hem de ülkemizde en yaygın ve en ciddi kanser türüdür. Bu hastalığın en büyük tetikleyicisi sigaradır. 50 yaş üzerindeki bireyler için Sağlık Bakanlığı’nın önerdiği kanser taramaları bulunmaktadır. Bizler de bu etkinlikte, tütünün zararları hakkında farkındalık oluşturmak ve kimlerin kanser taramasına girmesi gerektiğini belirtmek amacıyla çalışmalara katıldık. Sigara dumanına maruz kalan kişiler, yalnızca kanser değil, birçok sağlık sorunuyla karşılaşabilir. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı gibi kalıcı solunum problemleri de sigara kullanımı ile bağlantılıdır. Sigara içilmesinin yanı sıra, sigara içilen ortamlarda bulunulmaması gerekmektedir. Güvenli bir süre yoktur; bu nedenle bu tür ortamlardan en kısa sürede uzaklaşmak önemlidir. Sigara içen bireylerin ailelerinde kanser öyküsü varsa, uzun süreli öksürük, iştahsızlık, gece terlemeleri ve kilo kaybı gibi belirtiler yaşadıklarında, vakit kaybetmeden göğüs hastalıkları uzmanına başvurmaları gerekmektedir” dedi.
Yetkin, akciğer kanserinin tedavi yöntemleri hakkında bilgi vererek, “Son yıllarda geliştirilen ilaçlar ve immünoterapiler, tedavi sonuçlarını olumlu yönde etkilemektedir. Hedefimiz hastalığı erken evrede tespit ederek, cerrahi müdahaleyle hastaya uzun yıllar sağ kalım sunmaktır. Cerrahi müdahale mümkün olmadığında veya hastalık ilerlemişse, tümör tipine göre farklı ilaçlar kullanılmaktadır. Kemoterapiden daha az yan etkisi olan ilaçlar geliştirilmiştir. Bu ilaçlarla tümörü stabil tutarak hastaların yaşam sürelerini uzatmak mümkündür. Bizim amacımız, hastaları erken evrede yakalayarak cerrahi seçeneklerini artırmaktır” şeklinde konuştu.
