İran yönetimi, ABD tarafından sunulan 15 maddelik teklife resmi bir yanıt verdi. Tasnim Haber Ajansı’na bilgi veren bir kaynak, “İran’ın bu teklife yönelik cevabı, dün gece arabulucular aracılığıyla iletildi ve İran, karşı tarafın yanıtını bekliyor” şeklinde ifade etti. Kaynak, İran’ın yanıtında, saldırıların ve suikastların sona ermesi gerektiğine vurgu yapıldığını ve savaşın tekrar yaşanmaması için somut güvencelerin talep edildiğini aktardı. Ayrıca, savaşın getirdiği zararların ve tazminatların net bir şekilde belirlenmesi ile çatışmaların, tüm direniş gruplarını kapsayacak şekilde bölge genelinde tamamen sona erdirilmesi talep edildiğini belirtti.
İran’ın talepleri müzakerelerden farklı
Kaynak, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin doğal ve yasal bir hak olduğunu, bu nedenle karşı tarafın taahhütlerinin uygulanması için garantilerin sağlanması gerektiğini vurguladı. Bu şartların, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta gerçekleştirdiği saldırılardan birkaç gün önce İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılan müzakerelerde sunulan taleplerden ayrı olduğunu da belirtti.
“ABD’nin müzakere söylemi aldatma”
ABD’nin müzakere söylemlerinin İran açısından “üçüncü aldatma projesi” olarak nitelendirildiğini ifade eden kaynak, Washington’un bu söylemle dünyayı barış yanlısı ve savaşın sona ermesini isteyen bir aktör olarak göstermekle yanıltmayı, küresel petrol fiyatlarını düşük tutmayı ve İran’ın güneyine yönelik olası bir kara harekâtı için zaman kazanmayı amaçladığını öne sürdü. Kaynak, ABD’nin müzakere söylemlerine ilişkin olarak, “İran, 12 günlük savaştan önce müzakerelerin sonucu ve ABD’nin anlaşmalara bağlılığı konusunda şüphe duyduysa, bu savaştan sonra da Washington’un herhangi bir dönemde müzakere etme niyetine tamamen kuşku duymaktadır. ABD, hem 12 günlük savaşta hem de mevcut süreçte müzakereler sürerken saldırıları başlatmıştır. Bu kez de müzakere iddiası altında yeni bir suç için zemin hazırlamaya çalışmaktadır” şeklinde değerlendirmede bulundu.
Aynur Sena Çabuk
