AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Brüksel’de gerçekleştirilen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından düzenlediği basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Kallas, dışişleri bakanlarının Avrupa’nın güvenlik stratejisi üzerine yoğunlaştığını belirterek, toplantıda Ukrayna, Rusya’nın artan enerji fiyatlarından nasıl faydalandığı, Orta Doğu’daki gelişmeler ve Hürmüz Boğazı’ndaki durum gibi konuların da ele alındığını ifade etti. Kallas, “ABD’nin Rus petrolüne yönelik yaptırımları hafifletme kararının ardından, Avrupa, yaptırımları sürdürecek ve Rus fosil yakıtlarından uzaklaşma politikası izlemeye devam edecektir. Savaşın sona ermesi için Moskova’nın daha fazla değil, daha az paraya sahip olması gerekir.” dedi.
“20’nci Yaptırım Paketi çoktan gecikti”
Kallas, Rusya’ya yönelik henüz onaylanmamış olan 20’nci yaptırım paketi hakkında, “Bu paket çoktan gecikmiş durumda. Bunun nasıl ilerletileceğini tartıştık. 90 milyar euroluk kredi ile ilgili durum da benzer bir şekilde geçerlidir.” açıklamasında bulundu.
“İran, küresel ekonomi üzerinde savaş yürütüyor”
İki haftalık savaşın İran’ın askeri kapasitesini zayıflatmasına rağmen, güvenlik ve ekonomide büyük dalgalanmalara yol açtığını belirten Kallas, “İran şu anda küresel ekonomi üzerinde bir savaş yürütmektedir. Bakanlar, bugün odak noktamızın gerilimi düşürmek ve seyrüsefer özgürlüğünü korumak olduğunu bir kez daha vurguladılar.” dedi.
Kallas, açık bir savaşın AB’nin çıkarları açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını ifade ederek, “Bu, Avrupa’nın savaşı değil, ancak Avrupa’nın çıkarları doğrudan tehdit altındadır.” şeklinde konuştu. Kallas, “Şu anda gübre, gıda ve enerji sevkiyatlarının Hürmüz Boğazı üzerinden yeniden başlaması acil bir önceliktir. Bu konuyla ilgili olarak bölgedeki deniz taşımacılığını daha iyi korumak için çeşitli seçenekleri tartıştık.” dedi.
“Lübnan’a kara operasyonu durumu daha da kötüleştirecektir”
Hürmüz Boğazı’nın yanı sıra Kızıldeniz’in de önemine dikkat çeken Kallas, “Husilerin çatışmaya katılma riski gerçek ve bu nedenle dikkatli olmalıyız. Lübnan’da Hizbullah, ülkeyi kendisine ait olmayan bir savaşa sürüklüyor. Hizbullah’ın saldırılarının bedelini Lübnan halkı ödüyor. Ancak, İsrail’in sert askeri tepkisi kitlesel yerinden edilmelere yol açmakta ve olası kara operasyonları durumu daha da kötüleştirecektir.” ifadelerini kullandı.
“Gazze Barış Planı’nın uygulanmasında ilerleme durdu”
Gazze ve Batı Şeria’daki durumun hızla kötüleştiğini belirten Kallas, “Hem insani durum hem de siyasi perspektif yanlış yönde ilerliyor. Gazze Barış Planı’nın uygulanmasında ilerleme durmuştur.” dedi. Yüksek Temsilci, AB’nin insani erişimin iyileştirilmesi, gerilimin azaltılması ve Filistin’de idari reformların desteklenmesi için baskı yapmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.
“Bu, Avrupa’nın savaşı değil”
Basın toplantısında Kallas, Avrupa ülkelerinin Orta Doğu’da deniz taşımacılığını koruma seçeneklerine dair bir soruya yanıt verirken, “Bu, Avrupa’nın savaşı değil.” dedi. Ayrıca, AB üyesi ülkelerin Kızıldeniz’de Yemen’deki Husilerin faaliyetlerine yönelik başlatılan Aspides Operasyonu’nun genişletilmesini görüştüklerini belirtti. Kallas, “Bu operasyonun Hürmüz Boğazı’nı da kapsayacak şekilde genişletilmesi konusunda üye devletler arasında bir istek yoktu. Hiç kimse bu savaşa aktif olarak dahil olmak istemiyor ve sonuçlarının ne olacağı konusunda endişeliler.” ifadesinde bulundu. Ayrıca, dışişleri bakanlarının diplomatik girişimlerin önemini vurguladığını ve İsrail’in İran ile savaşı Gazze’deki insani yardım girişini engellemek için kullandığını belirtti.
Gazze’de İsrail’in sivilleri öldürmeye devam etmesi ve Avrupa’nın bu durum karşısında neden harekete geçmediği sorusuna Kallas, “Orta Doğu’da yeni bir savaş, Gazze ve Batı Şeria’da yaşananlardan dikkati uzaklaştırıyor. Bakanlar bu konuyu gündeme getirdi. Çünkü bu durum, Gazze’ye insani yardım girişini yeniden engellemek için kullanılıyor.” yanıtını verdi. Kallas, “Barış planının ikinci aşaması tamamen durmuş durumda ve bu nedenle dikkatlerin orada kalmasını sağlamalıyız. Ayrıca, şiddet yanlısı yerleşimcilerin hesap vermeden insanları öldürmesi de büyük bir sorun. Şiddet uygulayan yerleşimcilere yönelik yaptırımların gündemde tutulması çağrısı yeniden yapıldı. 26 ülke bunu istiyor ama bir ülke engelliyor. Bu, karşı karşıya olduğumuz üzücü bir gerçek.” şeklinde konuştu.
“Avrupa, bu savaşın bir parçası değil”
Kallas, İran ile savaşın hedeflere ulaşma açısından etkisizliğine ilişkin bir soru aldığında, “Bunlar, bu savaşı başlatanlar tarafından açıklanmalı. Avrupa, bu savaşın bir parçası değil. Bu savaşı biz başlatmadık ve savaşın siyasi hedefleri de belirsiz.” dedi.
“Bu yıl gübre tedariki olmazsa, gelecek yıl kıtlık yaşanabilir”
Kallas, “Savaşı başlatmak kolay ama durdurmak çok zordur. Ayrıca savaşlar hızla kontrolden çıkarak karmaşık hale gelir. Dünya enerji arzının yaklaşık yüzde 20’si Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Bu durum en çok Asya’yı etkiliyor ancak Afrika da etkileniyor. Eğer bu yıl gübre tedariki olmazsa, gelecek yıl kıtlık yaşanabilir. Bu nedenle, tarafları savaşı durdurmaya ikna etmek için ortaklarımızla temas halindeyiz.” açıklamasında bulundu.
“Durum sadece kimin düşman olup olmadığı meselesi değil”
Kallas, Hürmüz Boğazı’ndan İran’ın düşman kabul etmediği ülkelere ait tankerlerin geçebilmesinin durumu nasıl etkilediğine dair bir soruya, “Deniz taşımacılığı söz konusu olduğunda çok fazla aktör devreye giriyor. Sigorta şirketleri de haberleri takip ediyor ve büyük bir risk olduğunda fiyatlar yükseliyor. Ayrıca gemilerin mürettebatı da var. Sonuçta geminin risk alıp almamasına kaptan karar veriyor. Eğer yeterince güvence yoksa, mürettebat riske atılmaz. Kimse, mürettebatı tehlikeli bir bölgeye gitmeye zorlayamaz. Bu yüzden yalnızca ‘biz düşman değiliz’ demek yeterli değildir. İnsanların oradan geçmenin güvenli ve barışçıl olduğunu gösterecek somut sonuçlar görmesi gerekir. Bu, sadece kimin düşman olup olmadığı meselesi değildir.” şeklinde yanıt verdi.
İbrahim Aydoğan
