Yapay Zeka Yarışında ABD ve Çin Dengeleri Değişiyor

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Amazon’un Türkiye’deki yöneticisi Dr. Ruhi Sarıkaya, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği konferansta yapay zekanın geleceği hakkında önemli bilgiler paylaştı. Sarıkaya, Çin’in bu alanda hızla ilerlediğini vurgularken, ABD’nin çip ambargosuna rağmen 10 yıl içinde dengelerin değişebileceğine dikkat çekti.

Amazon Alexa Yapay Zeka Başkan Yardımcısı olan Dr. Ruhi Sarıkaya, küresel yapay zeka rekabetinin hızla derinleştiğini ifade etti. Sarıkaya, ABD’nin çip ambargosu uyguladığı Çin’in yapay zekada büyük bir atılım yaptığını belirterek, “10 sene içinde ABD’yi yakalayacak çipler inşa edebilirler” şeklinde konuştu.

Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Yapay Zekada Yeni Dönüşüm” başlıklı konferans, öğrenciler ve akademisyenlerin yoğun ilgisiyle gerçekleşti. Dr. Ruhi Sarıkaya’nın yapay zekanın geleceği, küresel teknoloji rekabeti ve girişimcilik ekosistemine dair görüşleri büyük ilgi topladı. Programda YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik de yer aldı ve Sarıkaya, etkinlikte öğrencilerin sorularını yanıtladı.

“Yapay zeka, ABD için varoluşsal bir mesele”

Dr. Ruhi Sarıkaya, Alexa’da 700 kişilik yapay zeka ekibine liderlik ediyor. Yapay zekanın artık yalnızca bir teknoloji alanı olmaktan çıkıp, ülkeler arasında stratejik bir rekabet unsuru haline geldiğini söyledi. ABD’nin yapay zekayı “varoluşsal bir mesele” olarak gördüğünü belirten Sarıkaya, hükümetin bu alandaki hızlı ilerlemeyi desteklemeye yönelik bir politika benimsediğini ifade etti.

“Yapay Zeka kimin elindeyse dünyayı o yönetecek”

Sarıkaya, Amerika’nın yaklaşımının “mümkün olduğunca engelleri kaldırmak ve olabildiğince hızlı ilerlemek” olduğunu belirtti. Bu düşüncenin altında yatan mantık ise yapay zekayı kazananın dünyayı yönlendireceği inancıdır. Avrupa’nın ise uzun süre bu anlayışın tam tersine hareket ettiğini vurgulayan Sarıkaya, “Amerika yenilik üretir, Avrupa düzenleme yapar” ifadesini hatırlatarak, Avrupa’nın teknoloji henüz gelişmeden düzenlemelere odaklandığını belirtti. Bu durumun, Avrupa’daki güçlü üniversiteler ve yetenekli bireylere rağmen birçok girişimcinin şirketlerini Amerika’da kurmayı tercih etmesine yol açtığını ekledi.

“Çin 10 sene içinde kendi çipini inşa edebilir”

Çin’in yapay zeka alanındaki hızlı yükselişine dikkat çeken Sarıkaya, akademik çalışmaların önemli bir kısmının Çin’den geldiğini vurguladı. “Çin’in geliştirdiği modeller, Amerika’nın yaklaşık 9 ay gerisinde. Ancak Çin’in en büyük zorluğu, ileri düzey çip teknolojisi. Nvidia’nın yeni çiplerini kullanamıyorlar ve daha eski versiyonlarla çalışmak zorundalar. Huawei kendi çiplerini geliştirmeye çalışıyor, ancak bu derin mühendislik bilgisi gerektiren bir süreçtir. Kısa vadede Nvidia seviyesine ulaşmaları zor görünüyor. Ama 10 yıl içinde bir önceki versiyonlarını yakalayarak çipler inşa edebilirler” dedi.

Geleceğin sorusu: ABD’ye mi, Çin’e mi bağımlısın?

İleri düzey bir yapay zeka modelinin eğitim maliyetinin 1 milyar doların üzerine çıktığını belirten Sarıkaya, Türkiye gibi ülkelerde yapay zeka farkındalığının henüz yeni oluştuğunu ifade etti. Bu bağlamda gelecekte, kullandığımız yapay zeka sistemlerinin ne kadar Amerika ve Çin’e bağımlı olacağı sorusunun önem kazanacağını vurguladı.

Yapay zekanın performansı birçok alanda insanı geçti

Yapay zeka sistemlerinin bilişsel görevlerdeki performansını değerlendiren Sarıkaya, araştırmacıların insan zihninin yaptığı görevleri ölçmek için benchmark veri setleri kullandığını söyledi. Özellikle 2016 sonrası dönemde yapay zekanın bu testlerde insan seviyesini hızla geçtiğini belirtti: “Konuşma tanıma, dil anlama, kodlama, matematik ve soru yanıtlama gibi birçok alanda yapay zeka sistemlerinin performansı insan seviyesini geçti. Yeni bir benchmark tanımlandığında, yapay zeka çok kısa sürede bu seviyeyi aşabiliyor. Bu nedenle sürekli yeni testler geliştirmek gerekiyor.”

“Yapay zekanın insan zekasını geçtiği yeri göremiyoruz”

Yapay zeka ile insan zekası arasındaki ilişkiyi değerlendiren Sarıkaya, yaygın bir anlayışın yapay zekayı insan zekasının içinde daha küçük bir alan olarak değerlendirdiğini ancak daha doğru modelin iki zekanın kesişen ama aynı zamanda bağımsız alanlara sahip olduğunu belirtti. “Yapay zekayı insan zekasının içinde küçük bir elips gibi düşünmek yaygın ama doğru bir model değil. Daha doğru model, insan zekasıyla yapay zekanın bazı alanlarda kesiştiğini ancak yapay zekanın insanın kavrayamadığı alanlara da sahip olduğunu gösteriyor. Bu alanı gözlemleyemiyor olabiliriz ama bu onun var olmadığı anlamına gelmez.”

Genel Yapay Zeka tahminleri hızla öne çekildi

Genel Yapay Zeka (Artificial General Intelligence – AGI) kavramına da değinen Sarıkaya, AGI’nin tüm bilişsel görevleri insan seviyesinde gerçekleştirebilen sistemler anlamına geldiğini söyledi. Geçmişte bu hedefe ulaşmanın onlarca yıl uzakta olduğu düşünülürken, son gelişmelerin bu tahminleri dramatik bir şekilde değiştirdiğini belirtti. “Deep learning gelişmelerinden önce yapılan tahminlerde genel yapay zekaya ulaşmak için ortalama 80 yıl gibi süreler konuşuluyordu. Ancak GPT-3 ve benzeri büyük modellerin ortaya çıkmasıyla bu tahminler hızla aşağı çekildi. Bugün bazı analizler AGI’ye 2-5 yıl içinde ulaşılabileceğini öngörüyor. Benim kişisel tahminim ise 2030 civarı” ifadelerini kullandı.

Sarıkaya, artık tartışmanın “genel yapay zekaya ulaşılıp ulaşılamayacağı” değil, “ne zaman ulaşılacağı” üzerine yoğunlaştığını belirtti.

Yapay Zeka Yarışında ABD ve Çin Dengeleri Değişiyor
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!