Neurology dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, zihinsel olarak uyarıcı aktivitelerin, özellikle okuma, yazma ve yeni bir yabancı dil öğrenmenin demans riskini yaklaşık yüzde 38-40 oranında azaltabileceğini ortaya koydu. Bu konuyu değerlendiren Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Talip Asil, “Beyni aktif tutmak demansa karşı en güçlü koruyucu adımlardan biridir” ifadelerini kullandı.
Chicago’daki Rush Üniversitesi Tıp Merkezi araştırmacıları tarafından yapılan çalışmada, başlangıçta demans tanısı olmayan ve ortalama yaşı 80 olan bin 939 kişi sekiz yıl boyunca takip edildi. Sonuçlar, yaşam boyu bilişsel olarak daha aktif olan bireylerde Alzheimer hastalığının daha düşük oranlarda görüldüğünü ve daha ileri yaşta ortaya çıktığını gösterdi. Bilişsel zenginleşme düzeyi en yüksek olan grupta Alzheimer görülme oranı yüzde 21 iken, en düşük grupta bu oran yüzde 34 olarak belirlendi. Ayrıca, zihinsel olarak daha aktif bireylerde hastalığın başlangıcının ortalama 5 yıl geciktiği bildirildi.
Konu hakkında değerlendirmede bulunan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Talip Asil, zihinsel aktivitenin beyin sağlığı üzerindeki koruyucu etkisine dikkat çekti.
“Beynin aktif tutulması bilişsel rezervi artırıyor”
Demansın ileri yaşta görülen ve hafıza başta olmak üzere bilişsel fonksiyonlarda kayıpla seyrettiğini belirten Asil, “Beynin aktif tutulması bilişsel rezervi artırıyor. Yeni bir dil öğrenmek; hafıza, dikkat ve yürütücü işlevleri aynı anda devreye sokarak beyin hücreleri arasındaki bağlantıları güçlendiriyor. Bu da demans riskini azaltmada önemli bir koruyucu etki sağlayabiliyor” şeklinde konuştu.
Zihinsel olarak en aktif gruptaki bireylerde Alzheimer gelişme riskinin daha düşük olduğunu vurgulayan Asil, “Bu tür aktiviteleri sürdüren kişilerde hastalığın başlangıcının birkaç yıl gecikebildiğini görüyoruz. Bu gecikme hem bireysel yaşam kalitesi hem de toplum sağlığı açısından önemli bir kazanım anlamına geliyor” dedi.
“Uzun vadede beyin sağlığımız için önemli bir yatırım olabilir”
Prof. Dr. Asil, zihinsel aktivitelerin tek başına yeterli olmadığını, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, kaliteli uyku ve kronik hastalıkların kontrolüyle birlikte değerlendirildiğinde daha güçlü bir koruyucu etki oluşturduğunu belirtti. Asil, “Yeni bir dil öğrenmek ya da düzenli kitap okumak gibi alışkanlıklar, uzun vadede beyin sağlığımız için önemli bir yatırım olabilir” değerlendirmesinde bulundu.
