Türkiye’nin önde gelen savunma sanayi şirketlerinden ROKETSAN’ın üst düzey yöneticileri, Bolulu sanayicilerle önemli bir buluşma gerçekleştirdi. ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit, “Türkiye son 20 yılda savunma sanayinde gerçekleştirdiği büyük atılımlarla yerlilik oranını yüzde 20’lerden yüzde 80’in üzerine çıkarmış, savunma ihracatımız 10 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin savunma sanayisindeki yerlilik oranını artırma ve sürdürülebilir gelişimi sağlama amacıyla Bolu’da kritik bir zirve düzenlendi. ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit’in öncülüğünde gerçekleştirilen toplantıda, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci ve Bolulu sanayiciler bir araya geldi. Toplantının gündeminde, Bolu sanayiinin ROKETSAN’a malzeme tedariki ve ortak üretim süreçlerine katılımı yer aldı. Ayrıca, ROKETSAN’ın ürettiği füze ve roket maketleri de sergilendi.
“Türkiye dünyanın açık ara bir numarası konumunda”
Toplantıda söz alan ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Türkiye’nin savunma sanayisinde uluslararası başarılar elde ettiğini belirtti. “Türkiye, insansız hava araçları ve ilgili mühimmatlarda dünyada açık ara bir numara konumundadır. Savunma sanayi üretiminde yerlilik oranını yüzde 90’lara yaklaştırmış bir endüstriyle, kendi ihtiyaçlarının yanı sıra dost ve kardeş ülkelerin ihtiyaçlarını da karşılayabilen bir düzeye ulaştık. Bu durum, günümüzdeki ciddi savaş ve çatışma ortamında son derece önemli. Türk savunma sanayisi, global rakiplerine karşı bazı alanlarda avantaj sağlayacak noktaya geldi. Gelecek nesillerimizin güvenliği için kendi kendine yeten bir savunma sanayinin varlığı hayati önem taşımaktadır. Bolu’nun yetiştirdiği gençlerin, kendi şehirlerinde katma değeri yüksek bir endüstride çalışma fırsatı bulması, kentin ekonomik ve teknolojik kalkınmasına önemli katkılarda bulunacaktır” dedi. İkinci, toplantıda ROKETSAN’ın vizyonunu katılımcılarla paylaştı ve gerçekleştirilen füze, roket ve hava savunma araçlarını tanıttı.
“Bolu çok güçlü bir lokasyona sahip”
Bolu’nun Ankara ile İstanbul arasında stratejik bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Murat İkinci, “Bolu, Türk Savunma Sanayii’ne önemli katkılar sunabilecek bir ilimizdir. Burada elde edilecek başarı, ancak üniversite-sanayi iş birlikleri ile mümkün olacaktır. Ekibimizle birlikte Bolu’daki sanayicilerle ortak çalışmalar yaparak, onların sektöre katkısını artırmayı hedefliyoruz. İnşallah, gelecekte Bolu’nun savunma sanayine önemli destekler sağladığını hep birlikte göreceğiz” şeklinde konuştu.
“Savunma ihracatımız 10 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır”
ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit, “Büyük resmi doğru okumalıyız. Dünya ekonomisinde belirleyici olan üç temel unsur: teknoloji, kalite ve sürdürülebilirliktir. Bu alanlarda yeterince konumlanamayan şehirler, uzun vadede rekabet gücünü kaybeder. Küresel ölçekte bakıldığında, savunma sektörü bu üç unsurun en yoğun şekilde bir araya geldiği alanlardan biridir. Bugün dünya savunma harcamaları 2 trilyon doları aşmıştır. Savunma teknolojileri; havacılıktan otomotive, enerjiden haberleşmeye, yazılımdan yapay zekaya kadar pek çok alana yön veren sivil teknolojilerin lokomotifi durumundadır. Türkiye, son 20 yılda savunma sanayisinde gerçekleştirdiği büyük atılımlarla yerlilik oranını yüzde 20’lerden yüzde 80’in üzerine çıkarmış ve savunma ihracatımız 10 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekleşen bu dönüşümle Türkiye, küresel ölçekte güçlü bir aktör haline gelmiştir. ROKETSAN, bu sürecin en önemli oyuncularından biridir. Roket, füze, hassas güdümlü akıllı mühimmat ve uzay teknolojilerinde ülkemizin savunmasına katkı sağlayan ROKETSAN, dünyanın en büyük 100 savunma sanayi şirketi arasında yer almaktadır. Bu başarımız, güçlü AR-GE altyapısı, üniversite iş birlikleri ve nitelikli tedarik zinciri sayesinde mümkün olmuştur. Daha geniş bir bakış açısıyla üniversite-sanayi iş birliği, şehirlerin geleceğini değiştirebilir. Güçlü etkileşim kuran şehirler, teknoloji üreten ve yatırım çeken merkezler haline gelir. İstihdam artar, yan sanayi gelişir, nitelikli iş gücü artar ve yaşam kalitesi yükselir. Bu nedenle günümüzde üniversite-sanayi iş birliği bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur” dedi.
Toplantının sonunda “Stratejik İş Birliği Anlaşması” imzalandı.
