Slovakya Başbakanı Robert Fico, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile bir araya geldi. İkili görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Fico, nükleer enerji alanındaki işbirliği, Slovakya’da ABD destekli inşa edilecek nükleer santral projeleri, bölgedeki enerji meseleleri ve Ukrayna’daki savaş hakkında görüş alışverişinde bulunduklarını belirtti. Fico, “Sayın Bakan’a açıkça ifade ettim. Bu savaşın bir süre daha devam edeceğini düşünüyoruz. Kısa vadede bir barış çözümü görmüyoruz. Ukrayna ve Rusya’nın dilini anlayan, güçlü istihbarat servislerine sahip ve Ukrayna’ya komşu bir ülke olarak Slovakya’nın görüş alışverişine katkı sunabileceğini ifade ettim” dedi.
Fico, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’daki savaşa pragmatik yaklaşımını takdir ettiğini dile getirerek, “Biz de bu savaşı anlamsız ve gereksiz buluyoruz. Slovakya, barış girişimlerine yardımcı olabilecekse bunu yapmaya hazırız” dedi.
“İstanbul’da masada bir anlaşma hazırdı ve savaş bitebilirdi”
Fico, Avrupa Birliği’nin (AB) rekabet gücüyle ilgili ciddi bir krizle karşı karşıya olduğunu ifade etti. “Çok büyük bir problem yaşıyoruz. AB, ekonomik olarak derin bir kriz içinde ve anlamsız ideolojik iklim hedeflerini geride bıraktığımızı kabul etmezsek bu krizden çıkamayacağız” dedi.
Ukrayna konusundaki Avrupa stratejisinin açıklanmasının zor olduğunu savunan Fico, “Savaşın başlamasından üç ay sonra nisan ayında İstanbul’da masada bir anlaşma hazırdı ve savaş bitebilirdi. Ancak bazı Batılı siyasetçiler oraya gidip ‘Bunu yapamazsınız’ dediler. Çünkü Ukrayna’yı savaşta destekleme, yaptırımlar ve krediler yoluyla Rusya’nın ekonomik ve stratejik olarak zayıflatılacağına inanıyorlardı. Ancak bunun işe yaramadığını biliyoruz” şeklinde konuştu.
AB’nin Ukrayna için 90 milyar euro daha kredi sağladığını hatırlatan Fico, “AB Liderler Zirvesi’nde bu askeri zihniyetli kredi girişimine katılmayı reddetmekten gurur duyuyorum. Aralıkta ne olacağını biliyor musunuz? Daha fazla kurban sayacağız. Rus ve Ukrayna tarafında yüz binlerce ölüm. Tek sonuç, Rusya’nın Ukrayna topraklarında daha derinlere ilerlemiş olması olacak. O halde bu stratejinin manası nedir? Görüşüm değişmedi. Bu savaşın manasız olduğuna inanıyorum” dedi.
Fico, “Rus ordusunun ilerleyişini durdurmak için Avrupa’nın daha kaç yaptırım paketi kabul etmesi gerekiyor? Belki 100, 150? Bence 20 yaptırım paketi çıkarmak yerine 20 barış girişimi çıkarmalıydık. AB, tüm çabasını buna harcamalıydı” ifadelerini kullandı.
“NATO üyeleri ne kadar güçlüyse, NATO da o kadar güçlü olur”
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Slovakya’nın ulusal çıkarlarını koruma temelli yaklaşımını takdir ettiklerini ve ABD’nin de dış politikasını bu şekilde gördüğünü belirtti. Rubio, Slovakya’nın Ukrayna savaşı konusundaki görüşlerine de değer verdiklerini ifade etti. “ABD’nin rolünü son derece ölümcül, kanlı ve maliyetli bu savaşı sona erdirmek için bir kolaylaştırıcı olarak görüyoruz. Kiev’de yaşananlar dehşet verici. İnsanlar, yılın en soğuk günlerinde elektriksiz ve enerjisiz kalıyor. Ölüm sayıları her iki tarafta da çok yüksek” dedi.
Rubio, ABD’nin NATO’ya olan bağlılığını vurgularken, “NATO üyeleri ne kadar güçlüyse, NATO da o kadar güçlü olur. Bu, ABD’nin gücünü eksiltmez” şeklinde konuştu. “ABD’nin NATO müttefiklerinin daha güçlü olmasını istemesi, ABD’nin NATO’dan ayrılmayı planladığı anlamına gelmiyor. İttifakın o kadar güçlü olmasını istiyoruz ki, kimse ama kimse onu asla sınamaya cesaret edemesin” dedi.
“Şu an müzakerelere odaklanıyoruz”
Rubio, Trump yönetiminin İran’a saldırmaya karar vermesi durumunda Kongre ile istişare edip etmeyeceğine dair bir soruyu yanıtlayarak, “İran’a saldırı ya da buna benzer bir konu hakkında konuşmayacağım. Başkan, diplomasiyi tercih ettiğini açıkça belirtti” dedi.
ABD’nin radikal Şii din adamlarıyla karşı karşıya olduğunu ve jeopolitik kararların saf teoloji temelinde alındığını belirten Rubio, “Kimse İran’la başarılı bir anlaşma yapabilmiş değil, ama biz deneyeceğiz. Steve Witkoff ve Jared Kushner, önemli görüşmeler yapmak üzere yoldalar” açıklamasında bulundu.
“Venezuela, altı hafta önce olduğundan çok daha iyi bir durumda”
Fico’nun ABD’nin Venezuela operasyonuna yönelik eleştirilerine yanıt veren Rubio, “Birçok ülke Venezuela’da yaptıklarımızdan hoşlanmadı, bu doğru. Ancak bu bizim ulusal çıkarımızdı. Bir gün onların yaptığı bir şey de bizim hoşumuza gitmeyecek ve biz de bununla ilgili eleştirilerde bulunacağız” dedi. Rubio, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu “narko-terörist” olarak tanımlayarak, “Venezuela’nın altı hafta önce olduğundan çok daha iyi bir durumda olduğunu söyleyebilirim” dedi.
Rubio, “Bireysel olarak daha güçlü olduğumuzda, kolektif olarak da daha güçlü oluruz. Her ülkenin kendine özgü bir durumu vardır” diyerek NATO’nun daha güçlü olmasının önemine dikkat çekti.
Grönland konusunda temaslar sürüyor
Grönland konusunda yürütülen görüşmelere de değinen Rubio, “Görüşmeler gerçekleştiriyoruz ve bunlar hakkında konuşmayacağım. Ancak iyi bir süreç oluşturduğumuzu ve olumlu bir gidişatta olduğumuzu düşünüyorum” dedi.
“Suriye’nin olumlu bir yönde gittiğini düşünüyoruz”
Suriye’deki duruma ilişkin olarak Rubio, Almanya’nın Münih kentinde Suriyeli yetkililerle bir toplantı yapıldığını belirtti. “Suriye’de iki seçeneğimiz vardı. Birincisi, oranın 18 ayrı parçaya bölünmesine izin vermekti, diğeri ise geçiş yönetimiyle çalışmaktı. İkinci seçeneği seçtik çünkü mantıklıydı” diye konuştu.
Rubio, Suriye’nin kuzeydoğusundaki durumla ilgili de, “Başkan, şahsen Devlet Başkanı eş-Şara ile iki defa görüşerek müdahil oldu. ‘Çatışmayı durdurun ve DEAŞ mahkumlarını oradan taşıyalım’ dedi” ifadelerini kullandı.
Rubio, Suriye’deki mevcut durum hakkında olumlu düşündüklerini ve “Gidişatın iyi olduğunu” belirterek, “Suriye’yi bu yol üzerinde tutmamız gerekiyor” dedi.
