Güneydoğu Asya’nın önemli ülkelerinden biri olan Tayland, yarın gerçekleştirilecek genel seçimler için halkını sandık başına davet ediyor. Yaklaşık 53 milyon seçmenin katılım göstermesi beklenen bu seçimlerde, yeni parlamentonun belirlenmesinin yanı sıra, darbe sonrası uygulamaya konulan askeri anayasanın değiştirilip değiştirilmeyeceği de referandumla oylanacak. Son üç yıl içerisinde üç başbakanın görevden ayrılması ve siyasi istikrarsızlıkla birlikte komşu Kamboçya ile yaşanan uzun süreli sınır gerilimleri, yapılan seçimlerin ülkenin mevcut siyasi döngüsünü ne denli etkileyeceği konusunda merak uyandırıyor.
Üç büyük parti arasında rekabet
Seçimlerde, geçici Başbakan Anutin Charnvirakul’un önderliğindeki muhafazakar Bhumjaithai Partisi, genç seçmenlerin desteğini arkasına alan reformist Halk Partisi ve Tayland siyasetinin geçmişteki en güçlü hareketlerinden biri olan Pheu Thai Partisi mücadele ediyor. Kamuoyu anketleri, hiç bir partinin tek başına iktidar çoğunluğuna ulaşmasının zor olduğunu gösterirken, seçim sonrası koalisyon müzakerelerinin kaçınılmaz olacağı öngörülüyor.
Eski Başbakan Thaksin Shinawatra’nın siyasi hareketi olarak bilinen Pheu Thai Partisi, son yargı kararları ve siyasi krizlerin etkisiyle anketlerde üçüncü sıraya gerilemiş durumda. Partinin eski başbakanlarının görevden alınması ve Kamboçya ile yaşanan sınır krizi sürecinde meydana gelen olayların, oy oranını olumsuz etkilediği ifade ediliyor.
Anayasa referandumu yapılacak
Seçmenler, sandık başına gittiğinde iki oy pusulasının yanı sıra anayasanın yeniden düzenlenmesine yönelik bir referandum için de oy kullanacak. Referandumda, 2014 askeri darbesinin ardından hazırlanan ve hâlâ yürürlükte olan anayasanın değişip değişmeyeceği sorulacak. Eğer oylama sonucunda olumlu bir karar çıkarsa, yeni bir anayasa sürecinin başlaması mümkün olacak.
Uzmanlar, anayasa değişikliğinin ülkenin siyasi istikrarsızlığını sona erdirmek adına büyük bir öneme sahip olduğunu vurguluyor.
