Omurgasını içten içe eriten tüberküloz hastalığı nedeniyle belden aşağısı felç olan 37 yaşındaki Cibutili Fatouma Adoch Hoche için umutlar tükenmek üzereydi. Ancak Türkiye’deki sağlık koridoru, onun hayatını değiştirdi. Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde gerçekleştirilen zorlu omurga ameliyatı ve robotik rehabilitasyon sayesinde genç kadın, aylar sonra yeniden adım atmanın sevincini yaşadı.
Cibuti’de yaşayan 37 yaşındaki Fatouma Adoch Hoche’nin yaşamı, tüberküloz nedeniyle kabusa dönüştü. Hastalık, genç kadının akciğerlerini değil, omurgasını hedef almıştı. Bacaklarındaki güçsüzlük hızla ilerleyerek, sonunda belden aşağısının tamamen felç olmasına yol açtı. Şifa arayışı sonucunda Türkiye’ye gelen Hoche, Medipol Sağlık Grubu’nda multidisipliner bir çalışma ile sağlığına kavuştu. Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Çetinkal ve Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ağırman’ın uzun süren cerrahi ve rehabilitasyon sürecinin ardından, genç kadın ülkesine yürüyerek döndü.
Tüberküloz hastalığı, Fatouma’nın felç olmasına neden oldu. İlk süreçte ağır bir tablo ile karşılaştıklarını belirten Doç. Dr. Çetinkal, “Hastamız, 10 ay önce yavaş yavaş ilerleyen bir parapleji tablosu yaşıyordu. Özellikle sırtın T2-T3 seviyesinde, tüberküloza bağlı gelişen bir kitlenin omurgayı içeriden eriterek omuriliğe baskı yaptığını tespit ettik. Bu baskı nedeniyle hasta yürüyemiyor, idrar ve gaita kontrolünü sağlayamıyordu. Yapılan değerlendirmelerin ardından cerrahi tedaviye karar verdik” ifadelerini kullandı.
Uygulanan cerrahi ve sonrasındaki süreci anlatan Doç. Dr. Çetinkal, “Ağustos 2025’te gerçekleştirdiğimiz ameliyatta T2-T3 omurlarını arkadan bir yaklaşımla çıkardık. Yerine özel bir kafes sistemi yerleştirerek boyun ile sırt bölgesini vidalarla sabitledik. Ameliyat sonrasında multidisipliner bir tedavi süreci yürüttük. Ameliyat öncesinde ayağa kalkamayan hastamız, yaklaşık 4 ay içinde yürüyebilir hale geldi. Bugün geldiğimiz noktada, paraplejik olan hastamız ayakta yürüyebiliyor ve günlük ihtiyaçlarını kendi başına karşılayabiliyor” şeklinde konuştu.
Ameliyat sonrası sürecin cerrahi kadar önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ağırman, “Hastamız ağır bir nörolojik tabloyla rehabilitasyona alındı. Sırt bölgesinde omurilikte ciddi bir lezyon mevcuttu. Beyin ve Sinir Cerrahisi ekibimiz başarılı bir ameliyat gerçekleştirdi ancak ameliyat öncesinde var olan omurilik sinir hasarı nedeniyle bacaklarda ileri derecede güçsüzlük devam ediyordu. Hastayı ilk gördüğümüzde oturma dengesi yoktu ve ayakta duramıyordu” dedi.
Hastayı erken dönemde kapsamlı bir rehabilitasyon programına aldıklarını belirten Prof. Dr. Ağırman, “Erken dönemde robotik rehabilitasyon uygulamalarından yoğun şekilde faydalandık. Robotik yatakla hastayı dik pozisyona getirerek ayak hareketlerini başlattık, kol robotlarıyla üst ekstremite fonksiyonlarını artırdık. Zamanla kaslar güçlendi, sinir uyarımları arttı ve iyileşme hızlandı. Bugün hastamız yürüteçle bağımsız bir şekilde yürüyebiliyor ve günlük ihtiyaçlarını kendi başına karşılayabiliyor” şeklinde ifade etti.
Aylar sonra ayağa kalkan Fatouma Adoch Hoche, duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Hastaneye geldiğimde yatalaktım, tüberküloz hastalığım vardı ve belim kırılmıştı. Kızımın tedavisi için geldiğim İstanbul’da ben de şifa buldum. Bugün sağlık durumum çok iyi, kendim yürüyebiliyorum ve mutluluğum tarif edilemez. Şifa Allah’tan ama buradaki hocalarımız bana karşı çok ilgili ve profesyonellerdi.”
