Serviks Kanseri: Erken Tanı Hayat Kurtarır!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Midvar Dashdamirova, serviks (rahim ağzı) kanserinin, rahim ağzındaki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması sonucu ortaya çıktığını belirtti. Bu hastalığın önlenebilir olduğunu ve erken tanı ile tedavi edilebileceğini vurguladı.

Samsun Büyük Anadolu Darıca Hastanesi’nde görev yapan Opr. Dr. Midvar Dashdamirova, Ocak ayının Serviks Kanseri Farkındalık Ayı olduğunu hatırlatarak, toplumsal bilinç oluşturmanın ve düzenli taramaların önemine dikkat çekti.

Opr. Dr. Dashdamirova, serviks kanserinin rahim ağzını oluşturan hücrelerden kaynaklandığını ve çoğunlukla Human Papilloma Virüsü (HPV) enfeksiyonu ile ilişkili olduğunu ifade etti. Dünya genelinde kadınlarda en sık görülen jinekolojik kanser türlerinden biri olan serviks kanserinin, erken tanı ile büyük oranda önlenebildiğini ve tedavi edilebildiğini söyledi.

Serviks kanserinin nedenleri

Dr. Midvar Dashdamirova, rahmin vajinaya açılan alt kısmı olan serviksin, üreme ve doğum süreçlerinde kritik bir rol üstlendiğini belirtti. Zamanla hücrelerde oluşan anormal değişikliklerin tedavi edilmemesi durumunda kansere dönüşebileceğini kaydetti. Dashdamirova, “Serviks kanseri, rahim ağzındaki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkar. En önemli nedenlerden biri, yüksek riskli HPV tipleriyle uzun süreli enfeksiyondur. HPV, oldukça yaygın bir virüs olup, çoğu birey yaşamlarının bir döneminde bu virüs ile karşılaşır. Bağışıklık sistemi genellikle virüsü temizlerken, kalıcı enfeksiyonlar kansere yol açabilir. Serviks kanseri en sık 30–50 yaş arasındaki kadınlarda görülmektedir. Başlıca risk faktörleri arasında erken yaşta cinsel ilişki, çok sayıda cinsel partner, HPV enfeksiyonu, sigara kullanımı, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve düzenli jinekolojik taramaların yapılmaması yer alır. Erken evrelerde genellikle belirti vermeyen serviks kanseri, ilerleyen dönemlerde ise adet dışı veya ilişki sonrası kanama, kötü kokulu vajinal akıntı, kasık ve bel ağrısı gibi şikayetlerle kendini gösterebilir. İleri evrelerde ise idrar ve bağırsak sorunları da yaşanabilir” şeklinde konuştu.

Serviks kanserinde tarama, erken tanı ve tedavi

Dr. Midvar Dashdamirova, serviks kanserinin tarama testleri aracılığıyla erken dönemde tespit edilebileceğini ifade etti. “Bu testler arasında Pap Smear testi ve HPV DNA testi bulunmaktadır. Türkiye’de 30–65 yaş arasındaki kadınlara 5 yılda bir HPV ve Pap Smear testi taraması öneriliyor. Böylece kanser öncüsü lezyonlar erken dönemde saptanarak, kansere dönüşmeden tedavi edilebiliyor. HPV aşısı, serviks kanserine neden olan yüksek riskli HPV tiplerine karşı koruma sağlıyor ve 9–45 yaş arası bireylere uygulanabiliyor. Cinsel ilişki başlamadan önce yapılması, en yüksek korumayı sağlıyor. Cinsel olarak aktif bireylerde de aşı fayda göstermektedir. Aşı, serviks kanserinin yanı sıra genital siğiller ve diğer HPV ilişkili kanserlere karşı da koruma sağlıyor. Ancak taramanın yerini almadığı unutulmamalıdır; aşı ve tarama birlikte uygulanmalıdır” dedi.

Hastalıktan korunma yolları

Dr. Midvar Dashdamirova, şu önerilerde bulundu: “HPV aşısı yaptırmak, düzenli jinekolojik muayene ve tarama testleri yaptırmak, güvenli cinsel yaşam sürmek, sigarayı bırakmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek oldukça önemlidir. Serviks kanseri önlenebilir ve erken tanı ile tedavi edilebilir bir hastalıktır. Ocak ayı, Serviks Kanseri Farkındalık Ayı olarak, toplumda bilinç oluşturmak ve tarama ile aşılamanın önemini vurgulamak için önemli bir fırsattır. Kadınların düzenli kontrollerini yaptırmaları ve HPV aşısı hakkında bilgilendirilmeleri hayati bir gereklilik taşımaktadır.”

Serviks Kanseri: Erken Tanı Hayat Kurtarır!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!