Gebelikte Demir Eksikliği: Anne ve Bebek Riskleri

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hamilelik döneminde anne ve bebek sağlığını tehdit eden demir eksikliği, en yaygın sağlık sorunları arasında yer alıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merve Sarıkaya Eraslan, “Gebelikte artan demir ihtiyacının normal diyetle karşılanması her zaman mümkün olmayabilir. Bu nedenle, Gebelere Demir Destek Programı çerçevesinde tüm gebelere rutin takviye önerilmektedir” şeklinde bilgi verdi.

Hamilelik sırasında vücuttaki kan hacminin yüzde 40-50 oranında artması, yaklaşık 1000 mg ek demir gereksinimi doğuruyor. Bu ihtiyacın karşılanmaması, hem anne hem de bebek için ciddi riskler oluşturabiliyor. Medical Park Ankara Hastanesi’nden Op. Dr. Eraslan, konuya dair önemli uyarılarda bulundu.

Op. Dr. Eraslan, demir eksikliğinin yalnızca tek bir nedene bağlı olmadığını vurguladı. “Artan plazma hacmi için gerekli olan bin mg ek demir ihtiyacı, yetersiz depolar ve emilim sorunlarıyla birleştiğinde demir eksikliği kaçınılmaz hale geliyor. Normal diyetle bu ihtiyacı karşılamak genellikle mümkün değildir” dedi.

Demir eksikliğinin hem anne hem de bebek üzerinde olumsuz etkileri bulunmakta. Dr. Eraslan, bu durumun yaratabileceği riskleri şöyle sıraladı:

“Annede aşırı yorgunluk, enfeksiyonlara yatkınlık ve doğum sonrası kanama riskinde artış; bebekte ise erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve uzun dönemde nörogelişimsel sorunlar görülebilir.”

Halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı, nefes darlığı, saç dökülmesi ve soğuğa hassasiyet, demir eksikliğinin en yaygın belirtileri arasında yer almakta. Op. Dr. Eraslan, “Demir eksikliği uzun süre belirti vermeyebilir. Bu nedenle yalnızca şikayetlere değil, rutin kan tetkiklerine (Hemoglobin ve Ferritin) dayanmak gerekir. Ferritin düzeyinin 30 ng/mL’den düşük olması eksiklik olarak kabul edilir” şeklinde uyarıda bulundu.

Beslenmeyle demir ihtiyacını karşılamanın genellikle mümkün olmadığını vurgulayan Op. Dr. Eraslan, “Demir açısından zengin besinler arasında kırmızı et, tavuk, hindi, balık, yumurta, kuru baklagiller (mercimek, nohut), yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, pazı), tam tahıllar, pekmez ve kuruyemişler bulunmaktadır. C vitamini kaynakları olan portakal ve limon, takviyelerin aç karnına alınması ve gün aşırı demir kullanımı demir emilimini artırır. Ancak çay, kahve, süt ürünleri ve mide ilaçları (antiasitler) demir emilimini engellemektedir” ifadelerini kullandı.

Sağlık Bakanlığı’nın ‘Gebelere Demir Destek Programı’ çerçevesinde her gebeye rutin takviye önerildiğini belirten Dr. Eraslan, uygulama esaslarını şöyle özetledi:

“Genellikle 2. trimesterden (4. aydan) itibaren başlanır. Ancak eksiklik tespit edildiğinde tanı konur konmaz başlanmalıdır. Demir ilaçları gün aşırı ve aç karnına alınmalıdır.”

Demir takviyesi kullanırken dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi veren Dr. Eraslan, “Gebeler, doğru dozda, doğru zamanda ve engelleyicilerden uzak takviye kullanmaya özen göstermelidir. Yan etkiler hissedilirse hekimlerine bildirmeleri ve takip edilerek kullanmaları önemlidir” dedi.

Demir takviyelerinin bazı yan etkileri olabileceğine dikkat çeken Eraslan, “Bulantı, mide yanması ve en sık görülen yan etki olan kabızlık, hastaları zorlayabilir. Bu etkileri azaltmak için ilaçlar gün aşırı kullanılabilir, doz bölünebilir ya da tolere edilemiyorsa akşamları hafif tok karnına alınabilir” şeklinde tavsiyelerde bulundu.

Doğum sonrası dönemde de demir ihtiyacının devam ettiğini hatırlatan Eraslan, doğumda yaşanan kan kaybı ve emzirme sürecinin bu ihtiyacı artırdığını belirtti. Tedavinin ihmal edilmesinin annenin genel sağlığını ve bebeğine bakım kapasitesini olumsuz etkileyebileceğini vurgulayan Eraslan, doğumdan sonraki süreçte de demir takibinin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

Gebelikte Demir Eksikliği: Anne ve Bebek Riskleri
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!