Havaların serinlemesiyle birlikte enfeksiyon hastalıklarında gözlemlenen artışa dikkat çeken Uzm. Dr. Ceren Hande Seyyar, çocukların hastalıklardan korunmasında en etkili yöntemlerin dengeli beslenme, düzenli uyku ve hareket olduğunu vurguladı. Bu üç temel kuralı “bağışıklık üçgeni” olarak tanımlayan Dr. Seyyar, bol su içmenin, hijyen kurallarına riayet etmenin ve gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmanın da bağışıklığın desteklenmesinde kritik rol oynadığını ifade etti.
Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ceren Hande Seyyar, kış aylarında düşen hava sıcaklıklarıyla birlikte solunum yolu enfeksiyonlarının arttığını, ancak bu artışın doğrudan soğuk havadan kaynaklanmadığını belirtti. Seyyar, “Soğuk hava doğrudan hastalıklara yol açmaz; asıl sorun bu dönemde kapalı ve kalabalık ortamlarda daha fazla zaman geçirmemizdir,” diyerek yanlış algılara dikkat çekti. Okullar, toplu taşıma araçları ve alışveriş merkezleri gibi yerlerin mikropların yayılmasına zemin hazırladığını hatırlatan Seyyar, soğuk havanın burun mukozasını kurutarak savunma mekanizmasını zayıflattığını kaydetti.
Soğuk hava, burun savunmasını zayıflatıyor
Burun mukozasının solunum yollarının ilk savunma hattı olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Seyyar, kurumuş bir burun ortamında virüslerin daha kolay yerleştiğini belirtti. Burun yıkaması yapmanın ve ortamın nemli tutulmasının önemine dikkat çeken Seyyar, ısınma için kullanılan doğalgaz, klima ve sobaların ortam havasını kurutup riski artırabileceğini vurguladı. “Bu nedenle kış aylarında oda neminin dengede tutulması, burun yıkama gibi basit önlemlerin alınması ve mümkün olduğunca kalabalık ortamlardan uzak durulması önemlidir,” dedi.
Bağışıklık üçgeni: Beslenme, uyku, hareket
Güçlü bir bağışıklık sisteminin hastalıklardan korunmadaki önemine değinen Seyyar, bu konuda bazı önerilerde bulundu. Çocuklarda bağışıklığı güçlendiren üç temel alışkanlığı “bağışıklık üçgeni” olarak tanımlayan Dr. Seyyar, dengeli beslenmenin bu üçgenden birincisi olduğunu belirtti. “Protein, sağlıklı yağlar, vitamin ve mineraller, bağışıklık hücrelerinin gelişiminde kritik rol oynar. Sebze, meyve ve tam tahıllardan zengin bir beslenme, bağırsak sağlığını destekleyerek bağışıklığı güçlendirir. Aşırı işlenmiş ve şekerli gıdaların bağışıklık sistemini zayıflattığı akıldan çıkarılmamalıdır,” diye ekledi. Ayrıca, bu tür yiyeceklerin uyku düzenini bozabileceği ve metabolik dengeyi olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
Uyku, bağışıklık için ikinci önemli faktördür. Uzm. Dr. Seyyar, uyku döneminin vücudun onarım ve yenilenme zamanı olduğunu belirterek, özellikle derin uyku sırasında bağışıklık maddelerinin arttığını ve vücudun mikroplara karşı savunmasını güçlendirdiğini vurguladı. Yeterli ve kaliteli uyku, bağışıklık sisteminin en doğal destekçisi olarak öne çıkarken, uykusuzluğun vücut direncini azalttığı ve hastalıklara yakalanma riskini artırdığına dikkat çekti. Yapılan araştırmalar, uykusuz bireylerde aşı sonrası antikor oluşumunun zayıfladığını göstermektedir. Bu nedenle, çocukların yaşlarına uygun sürede ve karanlık, sakin bir ortamda uyumasının önemi büyüktür.
Hareket, bağışıklığı destekliyor
Bağışıklık üçgeninin üçüncü faktörünün hareket olduğunu belirten Uzm. Dr. Seyyar, “Egzersiz, sadece kasları değil, bağışıklığı da güçlendirir,” dedi. Açık havada yapılan hafif tempolu yürüyüşler, bisiklet sürmek veya oyun aktiviteleri, kan dolaşımını artırarak bağışıklık hücrelerinin vücutta daha etkin dolaşımını sağlar. Düzenli fiziksel aktivite, bağışıklığın güçlenmesine ve enfeksiyon riskinin azalmasına yardımcı olur. Ayrıca, bol su içmenin, gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmanın ve hijyen kurallarına dikkat etmenin bağışıklığı destekleyen en doğal yollar arasında olduğunu hatırlatmakta fayda var. Çocukları kış hastalıklarından korumanın en etkili yolu ise düzenli bir yaşam tarzıdır. Düzenli uyku, hareket, dengeli beslenme ve gerektiğinde doktor kontrolünde takviyeler ile kış aylarını sağlıklı bir şekilde geçirmek mümkündür.
