TIBBİ HİPNOZ HAKKINDA DERİN SORU–CEVAPLAR

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ali Rıza Öner:

Hipnoz sırasında kişi bilincini kaybeder mi?

Dr. Halil Mehmet Karav:

Hayır. Hipnoz sırasında kişi bilincini kaybetmez; aksine içsel odaklanma artar. Bilinç açık hipnoz teknikleri kullanılarak yapılan hipnoz uygulamalarında kişi ile seans esnasında iletişim kurmak mümkün olur.

Ali Rıza Öner:

Hipnoza herkes girebilir mi?

Dr. Halil Mehmet Karav:

Evet. Hipnoza herkes girebilir. Yalnızca derinlik kişiden kişiye değişir. Belli bazı psikolojik hastalıkları olan kişiler dışında isteyen herkes hipnoz olur. Hipnoz yapılan bir şey değil, olunan bir şeydir. Bir zihin hâlidir ve kişinin isteği ile ortaya çıkar.

Ali Rıza Öner:

Seans sayısı kişiye göre değişir mi?

Dr. Halil Mehmet Karav:

Elbette. Bazı danışanlar 1–2 seansta bile büyük rahatlama yaşarken, bazı konular için 3–6 seans idealdir. Bu noktada hem çalışılacak konu hem de uygulanacak teknik önemlidir. Ben, kökeninde duygu olan konularda çalıştığım hastalarımda (panik atak, fobi, anksiyete bozukluğu vb. durumlarda) 2 seans şeklinde çalışıyorum. Diğer bir uzmanlık alanım olan vajinismusun tedavisinde ise çoğunlukla aynı gün içinde 4 seans çalışıyorum. Eğitsel alandaki çalışmalar, sigara ya da kilo gibi farklı alanlardaki çalışmalarda ise uygulanan tekniklerle de ilişkili olarak seans sayıları farklılık gösterebiliyor elbette. Burada önemli nokta, hipnoterapistler olarak bizlerin hastanın sorununa yönelik olarak ona uygun bir terapi yaklaşımında bulunmamız. Adeta kişiye özel bir terazilik yapıyoruz.

Ali Rıza Öner:

Hipnoz beynin hangi bölgelerine etki ediyor?

Dr. Halil Mehmet Karav:

Bu alanları kısaca WABP olarak sayabiliriz.
W = Wernicke alanı, A = Angüler girus alanı, B = Brocca alanı, P = Prefrontal korteks demektir.



Ali Rıza Öner:

Hipnoz kişiyi istemediği şeyleri yapmaya zorlar mı?

Dr. Halil Mehmet Karav:

Hayır. Böyle bir şey bilimsel olarak da mümkün değildir. İrade ve etik sınırlar tamamen korunur. Tıbbi hipnoz ve hipnoterapide ise bu özellikle dikkat edilen bir husustur. Kişinin talebi doğrultusunda ve izni ile yapılan terapötik bir süreç söz konusudur.

Ali Rıza Öner:

Hipnoz bağımlılık tedavisinde etkili midir?

Dr. Halil Mehmet Karav:

Evet. Özellikle sigara, yemek ve internet bağımlılıklarında oldukça güçlü sonuçlar alınabiliyor. Genel olarak baktığımızda, beyindeki haz merkezleri üzerinden yerleşen bu bağımlılıklara hipnoterapi ile müdahale edebilmek mümkün. Özellikle de kişiyi bu bağımlılık davranışına yönelten alttaki duygulara yönelik terapilerin de eklendiği hipnoz çalışmaları, bu konuda çok başarılı sonuçlar vermektedir.

Ali Rıza Öner:

Hipnoz hazırlık protokolünüz var mı?

Dr. Halil Mehmet Karav:

Elbette. Her terapistin bu anlamda bir ön görüşme ve hazırlık süreci bulunmalı zaten. Kapıdan giren kişiyi doğrudan hipnoz koltuğuna almamak lazım. Bu anlamda kişinin sorununun ne olduğu, bunun hipnoterapinin kullanım alanları içine girip girmediğinin tespiti, kişinin kişilik yapısı olarak hipnoza uygunluğunun değerlendirilmesi, hipnozun kullanılmaması gereken hastalıklarının olmadığını tespit etme (şizofreni vb. durumlar gibi) ve tabii terapistin bu konudaki yetkinliği gibi faktörler ilk etapta önemli. Sonrasında ise kişiye hipnozun ne olduğunu ve ne olmadığını anlattığımız, adeta mayalama yaptığımız bir süreç söz konusu. Bu noktada kişinin hastalık öyküsünü almak, hipnoza yatkınlık derecesini tespit etmek gibi aşamalar mevcut. Tüm bunların sonrasında ise kişinin tekniğe inancı ve terapistine güveni tam ise çalışmaya başlamakta fayda var.

Ali Rıza Öner:

Regresyon sırasında kullandığınız teknikler nelerdir?

Dr. Halil Mehmet Karav:

Bu alanda kısaca özetlemek gerekirse; analitik olan, analitik olmayan ve epigenetik (atasal genetik aktarımlar üzerinden çalışan) bazı teknikler mevcut. Analitik tekniklerde kişinin sorununu yaratan duygusunu ilk öğrendiği olaya ait bilinçaltı kayıtlarına hipnoz altında ulaşıp orada bir terapi uyguluyoruz. Analitik olmayan teknikler çok farklı. Bu noktada kişinin bu sorunu ile ilgili olayını bizim bilmemiz bile gerekmiyor. Pek çok farklı tekniği bu yöntemde kısa süre içinde, üstelik kullanmak ve hızlıca sonuç almak mümkün. Epigenetik regresyon ise tamamen farklı bir alan. Bu alanda Dünya Regresyon Uzmanları Birliği EARTH’ün ülkemizde çalışan sertifikalı ve maalesef sayısı iki elin parmağını geçmeyen bir doktoru olarak bu tekniğin muhteşem iyileştirmeleri kolaylaştırıcı olduğuna defalarca şahit oldum.

Ali Rıza Öner:

Bruksizmde ilk ve son seans arasında ne gibi değişimler gözlemliyorsunuz?

Dr. Halil Mehmet Karav:

Bu konuda her hocamızın farklı bir yaklaşımı var doğal olarak. Benim ilk seans yaklaşımım; önce bu konuda kişinin bildiği ya da bilmediği travmalarına yönelik rahatlatıcı bir tür analitik olmayan regresyon çalışması ve buna ilave olarak bazı telkinler ile birlikte kullanacağı oto-hipnoz yöntemini öğretmek. Bu seanstan 2–4 hafta sonra ise sorunun kökenindeki duygunun ilk oluştuğu ana yönelik analitik ya da epigenetik regresyon çalışmasını yapmak. Tabii ki bunu standart olarak kabul etmemek lazım. Çünkü hep dediğimiz gibi: “Hastalık yoktur, hasta vardır.”

Ali Rıza Öner:

Danışanlara seans sonrası ev çalışmaları veriyor musunuz?

Dr. Halil Mehmet Karav:

Evet, bazı durumlarda veriyorum. Regresyon tekniği ile çalışacağım sorunu olan hastalarımda ilk seanslarından sonra ve eğitsel alanda çalışacağım danışanlarımda ise her seanstan sonra, onlara o seanslarda öğrettiğim oto-hipnoz tekniğini belli bir sürede ve her gün belli bir sayıda yapmaları ödevini veriyorum.

Ali Rıza Öner:

Telkin metinlerini kişiye özel nasıl uyarlıyorsunuz?

Dr. Halil Mehmet Karav:

Telkin, ilk etapta çok ön planda olmuyor benim terapi yaklaşımımda. Ama tabii ki hipnozun olmazsa olmazlarından birisi telkin. Bu noktada önemli olan telkinin kişiye özel olması. Tabii ki bazı genel geçer telkinlerimiz mevcut ama kişiye ve konusuna/sorununa özel olarak hazırladığımız telkinler de olabiliyor. Bu noktada kişinin kolaylıkla içselleştirebileceği şekilde; öğrenme şekline/sistemine, sosyoekonomik seviyesine, eğitim durumuna uygun telkinler hazırlamak konunun püf noktası.

Ali Rıza Öner:

Kişi hipnoz sonrasında nasıl hisseder?

Dr. Halil Mehmet Karav:

Kişiden kişiye değişmekle birlikte genelde rahatlamış, hafiflemiş ve berraklaşmış hisseder. Duygusal yükler çözülebilir. Verilen telkinlerin ve yapılan uygulamaların etkisi ile genellikle hafifleme ve rahatlama oluşur. Bazen de yapılan seansa ve çalışılan travmatik olaya bağlı olarak bir farkındalık hâli söz konusu olur.

Ali Rıza Öner:

Seans sırasında kişi ağlayabilir mi?

Dr. Halil Mehmet Karav:

Evet. Ağlamak, duygusal boşalım anlamına gelir ve seansta karşımıza çıkabilir. Ancak herkes seansta ağlayacak diye bir kural yoktur. Ağlamak ile terapinin etkinliği arasında da bir bağlantı/korelasyon yoktur.

Ali Rıza Öner:

Hipnoz travma tedavisinde neden bu kadar etkili?

Dr. Halil Mehmet Karav:

Çünkü hipnoz, travmanın ve duygusunun depolandığı bilinçdışı zihin katmanına doğrudan erişim sağlar. Bu, travmanın yeniden işlenmesine olanak tanır.

Ali Rıza Öner:

Hocam, hem bilimsel hem insani açıdan son derece kıymetli bu paylaşımlarınız için sizlere çok ama çok teşekkür ediyoruz.

Dr. Halil Mehmet Karav:

Asıl ben size teşekkür ederim Ali Rıza bey , Bu konuların doğru, bilimsel ve samimi bir dille ele alınmasına vesile olduğunuz için çok kıymetli bir röportaj oldu. İlginiz ve sorularınız için teşekkür ediyorum; umarım bu paylaşımlar, okuyan herkes için faydalı olur.

TIBBİ HİPNOZ HAKKINDA DERİN SORU–CEVAPLAR
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!