Kış mevsiminde düşük sıcaklıkların, sinüslerdeki mukusun kuruyup yoğunlaşmasına yol açabileceğini ifade eden Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Sümbül Bayraktar Güzeldağ, “Bu durum sinüs kanallarının tıkanmasına neden olarak mikroorganizmaların çoğalması için uygun bir ortam sağlar” şeklinde konuştu.
Sinüzitin en yaygın belirtileri arasında burun tıkanıklığı, baş ağrısı, yüz bölgesinde dolgunluk veya basınç hissi ile burun akıntısı bulunmaktadır. Kış aylarında bu hastalığın daha sık görülmesine sadece tek bir faktörün sebep olmadığını belirten Dr. Güzeldağ, sinüziti tetikleyen etkenleri ve korunma önerilerini paylaştı.
Dr. Güzeldağ, düşük hava sıcaklıklarının sinüslerdeki mukusun kuruyup koyulaşmasına yol açtığını dile getirerek, “Bu durum sinüs kanallarının tıkanmasına neden olur ve mikroorganizmaların çoğalması için uygun bir ortam oluşturur. Ayrıca soğuk havanın damarları daraltıcı etkisi, sinüslerin doğal temizlenme mekanizmasını zayıflatır. Tüm bu etkenler, kış döneminde sinüzit riskinin artmasına yol açmaktadır. Soğuk hava nedeniyle insanların kapalı ve kalabalık ortamlarda daha uzun süre bulunması, virüs ve bakterilerin kolayca yayılmasına neden olur. Bunun yanı sıra yetersiz havalandırılan ve kuru havaya sahip ortamlar, sinüs mukozasının kurumasına ve tahriş olmasına yol açabilir. Bu durum, sinüslerin enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale gelmesine neden olur” ifadelerini kullandı.
“Sıcaklık değişimleri sinüslerin dengesini bozarak enfeksiyon riskini artırır.”
Kış aylarında soğuk algınlığı ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının sık görülüğünü belirten Dr. Güzeldağ, “Bu enfeksiyonlar, sinüs kanallarında iltihaplanmayı tetikleyerek sinüzit gelişimine zemin hazırlar. Özellikle viral enfeksiyonlar sinüzitin en yaygın nedenleri arasında yer alır. Kışın bu enfeksiyonların artışı, sinüzit vakalarının da yükselmesine neden olur. Kışın yaygın olarak kullanılan ısıtıcılar ve klimalar, ortam havasını kurutarak sinüs mukozasının tahriş olmasına yol açabilir. Ayrıca ani sıcaklık değişimleri, sinüslerin dengesini bozarak enfeksiyon riskini artırır. Bu nedenle kış mevsimine özgü yaşam alışkanlıkları, sinüzit gelişimine zemin hazırlayabilir. Kış mevsiminde bağışıklık sistemi, yılın diğer dönemlerine göre daha zayıf olabilir. Bu zayıflama, D vitamini seviyelerinin düşmesine ve bağışıklığın zayıflamasına yol açar. Bağışıklık sistemindeki bu zayıflama, sinüslerin enfeksiyonlara karşı direncini azaltarak sinüzit görülme sıklığını artırır” dedi.
Korunma Yöntemleri
Dr. Güzeldağ, sinüzit tedavisinde genellikle burun spreyleri, ağrı kesiciler ve bol sıvı alımının önerildiğini belirtirken, uzun süren veya kronikleşen vakalarda antibiyotik tedavisi veya daha ileri yöntemlerin de gündeme gelebileceğini ifade etti.
Dr. Güzeldağ, alınacak basit ama etkili önlemleri şu şekilde sıraladı:
“Grip veya soğuk algınlığı gibi enfeksiyonlarda tedaviyi geciktirmemek. Burun temizliğine dikkat etmek ve burun tıkanıklığını azaltmak. Alerjiye yol açabilecek etkenlerden uzak durmak. Islak saçla soğuk havaya çıkmamak. Doğrudan rüzgâra maruz kalmamaya dikkat etmek. Yaşanılan ortamın nem dengesini korumak.”
