Karbonmonoksit: Sessiz Katil İle Dikkat!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dr. Erdinç Şengüldür, karbonmonoksit zehirlenmesi hakkında dikkat çekici açıklamalarda bulundu. “Karbonmonoksit ortama yayıldığında duman çıkmaz, boğazı yakmaz ya da nefes almayı zorlaştırmaz. Bu nedenle insanlar, zehirlendiklerini ilk başta fark edemezler. Siz bunu hissetmeyebilirsiniz, ancak sessiz katil çoktan saldırıya geçmiştir” dedi.

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Erdinç Şengüldür, karbonmonoksit (CO) zehirlenmeleri hakkında önemli bilgiler sundu.

Dr. Şengüldür, “Kokusuz, renksiz ve tahriş edici olmayan bir gazdır. Bu özellikleri nedeniyle insanlar tarafından fark edilmez. Solunduğunda, hızla kana karışarak oksijen taşıyan hemoglobinin yerini alır ve dokuların oksijen almasını engeller. Bu durum, kalp, beyin ve hayati organlarda ani oksijen eksikliğine yol açar” şeklinde konuştu.

İnsan duyularıyla fark edilemeyen karbonmonoksit gazının, “sessiz katil” olarak adlandırıldığını belirten Şengüldür, “Ortama yayıldığında duman çıkmaz, boğazı yakmaz ve nefes almayı zorlaştırmaz. Bu yüzden insanlar, zehirlendiklerini ilk başta anlamaz. Belirtiler genellikle yorgunluk, baş ağrısı ve uyku hali şeklindedir. Çoğu kişi bu durumu ‘dinleneyim geçer’ diyerek göz ardı eder. Ancak bu uyku, vücudun oksijensiz kalmasının sonucu olarak derin ve geri dönüşü olmayan bir bilinç kaybına dönüşebilir. Siz bunu fark etmezsiniz ama sessiz katil çoktan üzerinize yaklaşmıştır” dedi.

Karbonmonoksit zehirlenmesinin belirtilerine de dikkat çeken Dr. Şengüldür, “Belirtiler genellikle sinsi bir şekilde ortaya çıkar. İlk belirtiler arasında baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, mide bulantısı ve aniden gelen uyku hali yer alır. İnsanlar bu durumu genellikle yorgunluk ya da grip başlangıcı olarak değerlendirir. Ancak asıl tehlike burada gizlidir. Eğer soba yanarken birden baş ağrısı ve yoğun bir uyku hali hissediliyorsa, bu durum kesinlikle normal değildir. Bu, vücudun oksijensiz kaldığını gösterir. Belirtiler görüldüğünde hemen harekete geçmek önemlidir. Baş ağrısı + soba = önemli bir uyarıdır. Bu durumu ciddiye almak gerekir” diye uyardı.

Bu belirtilerin ortaya çıkması durumunda yapılması gereken en önemli şeyin derhal temiz havaya çıkmak olduğunu vurgulayan Dr. Şengüldür, “Kişi ve çevresindekiler hemen kapı veya pencereleri açıp dışarı çıkmalıdır. Eğer karbonmonoksit kaynağı kapatılabilecek bir durumdaysa, hemen kapatılmalıdır. Ayrıca 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aramak da gereklidir. ‘Biraz oturayım geçer’ düşüncesi, bu tür zehirlenmelerde son derece tehlikeli bir yanılgıdır. Çünkü karbonmonoksit etkisi dakikalar içinde ağırlaşabilir. Kişi baygınlık geçirebilir ve kendi başına hareket edemeyecek hale gelebilir. Bu nedenle belirtiler fark edildiğinde hemen harekete geçmek hayati önem taşır” dedi.

Evlerde ve iş yerlerinde karbonmonoksit zehirlenmesini önlemek için alınması gereken önlemleri de paylaşan Dr. Şengüldür, “Soba, şofben ve kombi gibi cihazların yıllık bakımlarının mutlaka yetkili kişiler tarafından yapılması gerekmektedir. Bacaların her sezondan önce temizlenmesi ve çatlak, tıkalı ya da rüzgâr geri tepmesine neden olan yapıda olmaması önemlidir. Şofbenlerin banyo gibi kapalı alanlara yerleştirilmemesi de hayati bir kuraldır. Ayrıca evlerde ve iş yerlerinde karbonmonoksit dedektörlerinin bulundurulması, risk ortaya çıkmadan erken uyarı sağlar. Geceleri uyumadan önce sobaya aşırı miktarda kömür eklemekten kaçınmak, ortamda yeterli hava akışını sağlamak ve cihazları kontrolsüz bırakmamak büyük önem taşır” şeklinde konuştu.

Soba, şofben veya kombi kullanırken yapılan yaygın hatalara da değinen Dr. Şengüldür, “En sık yapılan hata, bu cihazların bakımının ihmal edilmesidir. Bacası iyi çekmeyen bir sobaya aniden fazla kömür eklemek, dumana dönüşemeyen gazların birikmesine neden olur. Şofbenlerin kapalı alanlarda yer alması son derece risklidir; çünkü bu alanlarda hava sirkülasyonu yoktur ve gaz birikimi hızla gerçekleşir. Kombilerin yetkisiz kişiler tarafından kurulması veya tamir edilmesi, hem cihazın performansını hem de güvenliğini tehlikeye atar. Ayrıca kapalı garajda araç çalıştırmak veya mangalı iç mekânda yakmak gibi davranışlar da karbonmonoksit birikimine yol açabilir. Isı kaynaklarını ‘nasıl olsa hep böyle kullanıyoruz’ düşüncesiyle kullanmak büyük bir yanılgıdır” diyerek toplumda alışkanlık haline gelmiş yanlış uygulamalara son verilmesi gerektiğini vurguladı.

Karbonmonoksit zehirlenmesinin, çoğu zaman fark edilmeyen ama tamamen önlenebilir bir tehlike olduğunu hatırlatan Dr. Erdinç Şengüldür, “Her yıl birçok aile, baca temizliğini ihmal ettikleri veya cihazların bakımını yaptırmadıkları için geri dönüşü olmayan acılar yaşamaktadır. Vatandaşlarımızdan ricamız, kış aylarında soba ve şofben kullanırken dikkatlerini elden bırakmamaları, yıllık bakımlarını yaptırmaları ve mümkünse evlerine karbonmonoksit dedektörü yerleştirmeleridir. Unutulmamalıdır ki, bir evin sıcak olması güzel ama güvenli olması her şeyden daha değerlidir. Düzenli kontrol ve önlemler hayat kurtarır” dedi.

Karbonmonoksit: Sessiz Katil İle Dikkat!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!