Kekemelikte Sabırlı Dinlemenin Önemi

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Psikiyatri Kliniği Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Fatma Sibel Durak, kekemeliğin tedavisinde ilk adımın çocuğun susturulması değil, sabırla dinlenmesi olduğunu ifade etti.

Doç. Dr. Durak, kekemeliğin doğru yaklaşımlarla büyük ölçüde aşılabileceğini belirterek aileler ve eğitimciler için önemli tavsiyelerde bulundu. Kekemeliğin zeka geriliği olmadığını vurgulayan Durak, “Bu durum, konuşma sürecindeki bir aksaklıktır. Çocuğu susturmak yerine, sabırla dinlemek tedavinin ilk aşamasıdır” dedi.

Kekemeliğin nedenleri

Kekemeliğin tek bir nedene bağlı olmadığını, genetik, nörolojik ve çevresel etkenlerin birleşimiyle ortaya çıktığını belirten Doç. Dr. Durak, vakaların yüzde 60-70’inde aile öyküsü bulunduğunu ve beynin konuşmayı yöneten bölgelerindeki iletişim farklılıklarının konuşma akışını etkileyebileceğini ifade etti. “Bazı aileler çocuğun kekelemesini ‘utangaçlık’ ya da ‘dikkat çekme isteği’ olarak yorumluyor. Oysa kekemelik bir davranış değil, destek alınması gereken bir iletişim bozukluğudur” diye ekledi.

Dr. Durak, uzun ekran süreleri, stres, aile içindeki gerginlikler veya okul değişikliklerinin de kekemeliği tetikleyebileceğini vurguladı.

Erken teşhis önemli

Kekemeliğin genellikle konuşma becerisinin hızla geliştiği okul öncesi dönemde başladığını belirten uzman, bu süreçte beynin yeni öğrendiği kelimeleri akıcı bir şekilde organize etmekte zorlanabileceğini vurguladı.

Doç. Dr. Durak, işlevsellikte bir bozukluk olduğunda zaman kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini belirterek, “Çocuğun konuşmasını düzeltmeye çalışmak ya da ‘yavaş konuş’ demek, çocuğu baskı altında hissettirir. En doğru yaklaşım, sabırla dinlemek, acele ettirmemek ve profesyonel destek almaktır” açıklamasında bulundu.

“Aile tutumu tedavi sürecini belirliyor”

Ailenin tutumunun kekemeliğin seyrinde önemli bir rol oynadığını ifade eden Durak, sabır, anlayış ve güven ortamının çocuğun konuşma akıcılığını artırdığını vurguladı. “Çocuğu düzeltmek yerine anlamaya çalışmak, konuşma temposuna saygı göstermek gerekir. Kekemeliği gizlemek ya da çocuğu topluluk önünde konuşturmaktan kaçınmak durumu daha da zorlaştırır. Çocuk kendini ifade ettikçe akıcılığı artar” diye belirtti.

“Empati kazandırılmalıdır”

Kekemelik yaşayan çocukların en çok zorlandığı yerlerin başında okulun geldiğini söyleyen Durak, akran zorbalığı, kaygı, özgüven eksikliği ve sosyal geri çekilmelere yol açabileceğine dikkat çekti.

Durak, öğretmenlerin ve okul yönetimlerinin bu konuda farkındalık geliştirmesi gerektiğini vurgulayarak, “Öğretmenler sınıf ortamında sabırlı ve destekleyici olmalı, okul yönetimleri kekemelikle ilgili farkındalık eğitimleri düzenlemelidir. Akranlara kekemeliğin nedenleri anlatılarak empati kazandırılmalıdır” dedi.

“Kekemelik aşılabilir bir süreçtir”

Kekemelik yaşayan çocukların yaklaşık yüzde 75-80’inde zamanla düzelme gözlemlendiği ifade edilirken, bu süreçte erken müdahale, aile desteği ve uzman rehberliğinin büyük önem taşıdığı belirtildi.

Doç. Dr. Fatma Sibel Durak, “Her çocuk kendi hızında konuşur. Kekemelik doğru yaklaşımla düzelebilir. Çocuğu yargılamadan, sevgiyle ve sabırla desteklemek en etkili tedavidir. Kekemelik utanç değil, aşılabilir bir gelişim sürecidir” diyerek sözlerini tamamladı.

Kekemelikte Sabırlı Dinlemenin Önemi
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

4T Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!